Bakın, mevzu birkaç yeni güncellemeyi aşmış durumda. Circle’ın 27 ve 28 Ağustos’ta CCTP V1’den V2’ye geçiş yazısı ve Plasma duyuruları ile Coinbase’in Haziran ve Ağustos aylarında yapay zeka ajanlarına ödeme ve işlem yetkisi veren araçları yan yana gelince, mesele ürün haberini aşıyor. Kullanıcı sınırı koyuyor; sistem o sınır içinde ödeme, işlem ve iş akışı başlatabiliyor.
Süreç şöyle işliyor: Önce "kolaylık" diyorlar, sonra "verimlilik". Ama işin psikolojik tarafı bambaşka. Kriptoda panik ve açgözlülük döngüsü tanıdık: Bir haber gelir, herkes aynı anda aynı yöne koşar. Şimdi ise devreye "ajanlar" giriyor. Sizin belirlediğiniz sınırlar içinde karar veren, ödeme yapan, iş akışını yöneten yapılar.
Siz hala ekran başında grafiklerle kavga ederken, arka planda sizin adınıza karar veren bir mekanizma çalışmaya başladığında ne olur?
Bu yapılar devreye girdiğinde panik hâlâ orada, açgözlülük hâlâ orada. Sadece kararın kimden çıktığı bulanıklaşıyor. Bir işlem ters gittiğinde, kullanıcı koyduğu sınırı mı, yoksa sistemin o sınır içindeki tercihlerini mi sorgulayacağını şaşırabilir. Bu durumda gerilim büyür; kullanıcı dönüp tanımladığı limite ve işlem kaydına bakmak zorunda kalır.
Siz uyurken veya başka bir işle uğraşırken cüzdanınız sizin yerinize karar vermeye başladığında, piyasa psikolojisi daha mekanik bir savaşa evrilir. Hız arttıkça kullanıcı, tanımladığı yetkinin o anki fiyat hareketiyle nasıl buluştuğunu sonradan kontrol etmek zorunda kalabilir.
Burada teknolojiye karşı alarm çalmıyorum. Ama şunu anlamak lazım: Bu altyapı, kullanıcının ekran başında vereceği kararın bir bölümünü önceden tanımlanmış kurallara devrediyor. Sonrasında denetim de sorumluluk da kullanıcı ile otomasyon arasında dağılabiliyor.
Piyasada yapılan işlemlere bakmak yetmez. Otomatik araç devreye girmeden önce, sahip olduğu limitlerin ve sonrasında oluşacak kayıtların nasıl denetleneceği konuşulmalı.