Yazarlar / Kırılma Hatları

Mehmet Yavuz Gezerman

Mehmet Yavuz Gezerman

Jeopolitik ve strateji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Müzakere masası açıldı ama savaşın hesabı değişmedi

Boş diplomasi masasında iki tarafı ayıran ışıklı çatlak ve karşılıklı sandalyeler

Rusya ile Ukrayna arasında yeniden açılan müzakere kanalı, savaşın sonuna yaklaşıldığını değil, tarafların maliyeti başka araçlarla yönetmeye çalıştığını gösteriyor. Washington’ın temsilcileri bir gün Moskova’da, ertesi gün Kyiv’de konuştu. Diplomasi hareketlendi; fakat savaşın temel hesabı henüz değişmedi.

Bu ayrım önemlidir. Görüşmenin yapılması siyasi bir gelişmedir, anlaşmanın zemininin oluşması ise bambaşka bir şey. Amerikan heyeti üçlü görüşme ihtimalini yokladı. Ukrayna tarafı müzakerenin yeniden başlamasını olumlu karşıladı. Buna rağmen toprak meselesi, güvenlik garantileri ve savaş sonrasındaki askerî denge masanın üzerinde duruyor. Bunlardan hiçbiri iyi niyet cümleleriyle çözülecek dosyalar değildir.

Masanın iki ayrı fiyatı var

Moskova için müzakere, cephede elde etmeyi umduğu sonucu daha düşük diplomatik maliyetle tescil ettirme fırsatıdır. Kyiv için ise masaya oturmak, yeni bir saldırıyı yalnızca erteleyecek bir ateşkese razı olmak anlamına gelemez. Bu yüzden Ukrayna’nın güvenlik garantisi talebi bir ek madde değil, anlaşmanın özüdür.

Tam da burada Washington’ın arabuluculuğu sınanıyor. Başkan Donald Trump yönetimi hızlı ve görünür bir siyasi sonuç istiyor. Ancak hız, savaşın yapısal nedenlerini ortadan kaldırmaz. Bir metni imzalatmak mümkündür; o metnin ihlal edilmesini pahalı hâle getirecek askerî ve ekonomik düzeni kurmak daha zordur.

Ukrayna’nın güçlü ordu, hava savunması ve ekonomik yeniden yapılanma vurgusu bu nedenle aynı paketin parçalarıdır. Güvenlik yalnız sınır hattındaki asker sayısıyla kurulmaz. Mühimmat üretimi, istihbarat, hava savunma füzeleri, enerji altyapısının dayanıklılığı ve uzun vadeli finansman aynı caydırıcılık zincirine bağlıdır. Bu zincirin bir halkası eksikse ateşkes, barıştan çok yeni savaşın hazırlık dönemine dönüşebilir.

Avrupa seyirci kalamaz

Avrupa’nın meselesi de yalnız Ukrayna’ya destek beyanı değildir. Avrupa Birliği, kalıcı barışın güçlü ve inandırıcı güvenlik garantileriyle desteklenmesini savunuyor. Bunun mali karşılığı vardır: savunma üretiminin hızlanması, eğitim ve lojistik desteğin sürmesi, Ukrayna devletinin finansmanının korunması ve gerektiğinde yeni yaptırımların uygulanması.

Avrupa başkentleri Amerikan arabuluculuğunu destekleyebilir; fakat kendi güvenliklerinin şartlarını bütünüyle Washington’ın takvimine bırakamaz. Çünkü başarısız veya denetimsiz bir anlaşmanın ilk stratejik faturası Avrupa’ya çıkar. Mülteci baskısından enerji güvenliğine, Karadeniz’den NATO’nun doğu kanadına kadar sonuçlar kıtanın üzerinde kalır.

Rusya açısından da zaman nötr değildir. Savaş uzadıkça askerî ve ekonomik maliyet büyür; fakat Kremlin, karşı tarafın siyasi dayanıklılığının daha hızlı aşınacağına inanıyorsa masayı sonuç almak için değil zaman kazanmak için kullanabilir. Bu nedenle tarafların kullandığı olumlu sıfatlardan çok, kabul ettikleri denetim mekanizmasına ve üstlendikleri yaptırım riskine bakmak gerekir.

Diplomasi küçümsenmemelidir. Savaşlar konuşmadan bitmez. Fakat konuşmanın başlaması, güç dengesinin ortadan kalktığı anlamına da gelmez. Şimdi asıl soru, Washington ve Avrupa’nın Ukrayna’ya yalnız müzakere etme cesareti mi vereceği, yoksa varılacak anlaşmayı ihlal edilemez kılacak kapasiteyi de kurup kurmayacağıdır.

Mehmet Yavuz Gezerman yazılarından devam et

Tüm arşivi aç