Spor / Oyunun Ufku

Selim Atlas Erdem

Selim Atlas Erdem

Spor kültürü ve fikir yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Dakar’da on spor madalya tablosunun dışında kalıyor

Dakar kıyısındaki açık spor alanında tırmanış duvarını deneyen gençler ve tenis oynayan katılımcılar

Dakar’daki Gençlik Olimpiyat Oyunları 31 Ekim’de başladığında, 25 spor için resmî yarışmalar yapılacak. Aynı etkinlikte kano-kayak, spor tırmanışı, golf, halter, hokey, karate, modern pentatlon, sörf, tenis ve atıcılık için ayrı bir katılım programı kuruluyor. Bu on dalda madalya yarışı yok; Corniche Ouest’te gençlerin sporla temasını çoğaltmayı hedefleyen etkinlikler var. Dakar 2026’nın resmî programı, iki listeyi bu kadar açık ayırıyor.

Olimpiyat takvimine bakarken alışkanlığımız sporu yarış sayısıyla ölçmek. Hangi branşta kaç madalya var, kaç sporcu seçilecek, hangi ülke hangi kotayı aldı? Bunlar zorunlu sorular; çünkü yarışma düzeni seçme ölçüsünü, antrenman planını ve uluslararası görünürlüğü belirliyor. Dakar’ın on katılım sporu ise başka bir eşiğe işaret ediyor: Bir branşın uluslararası yarışmacı üretmeden önce mahallede, okulda ya da kıyıda oynanabilir hâle gelmesi.

Bu ayrım yalnız tören dilinde kalmıyor. Resmî belgede yarışma dallarıyla katılım programı farklı görevlerle tanımlanıyor; Corniche Ouest hem bu on sporun etkinliklerine hem yol bisikleti yarışlarının başlangıç ve bitişine ayrılmış. Organizasyonun medya dosyası, yarışma programındaki 151 etkinliğin kadınlar, erkekler ve karma yarışlar arasında eşit dağıtıldığını; katılım programının ise ev sahibi ülkede ve bölgede gençlerin ilgisini artırmak için tasarlandığını söylüyor. Böylece aynı oyunlar içinde iki farklı zaman ölçeği yan yana duruyor: Takvim günü içinde sonuç veren yarış ve daha uzun zamanda alışkanlık yaratması beklenen ilk temas.

Spor tırmanışını düşünelim. Bir genç için duvarla ilk karşılaşma, olimpik eleme puanı anlamına gelmez. Parmak kuvveti kadar ayak yerleştirmeyi, düşme korkusunu ve sırayla denemeyi öğrenme anıdır. Teniste de ilk raket vuruşu, büyük turnuva yolundan önce korta erişim, düzenli oyun saati ve eş bulunması demektir. Katılım programının değeri, bu başlangıçları aynı fotoğraf karesine sokabilmesinde yatıyor. Fakat bir günlüğüne kurulan bir alanın düzenli spor pratiği doğurduğu peşinen söylenemez.

Bu sınırı korumak gerekir. Oyunlar 2.700 sporcu ve 151 madalya etkinliğiyle dünya gençliğinin seçilmiş kesimini Dakar’a getiriyor. Katılım alanına gelen çocukların önemli bir bölümü bu seçilmiş grubun içinde olmayacak. İlk olimpik etkinliğin Afrika’da düzenlenmesi de tek başına her sporun mahalle düzeyinde erişilebilir olduğu sonucunu vermez. Ekipman, güvenli alan, eğitici ve yıl boyu açık tesis, festival bittikten sonra da sağlanmadıkça ilk karşılaşma düzenli spor pratiğine dönüşmez.

Yine de Dakar’ın programı spor kurumlarına yerinde bir soru soruyor: Yeni bir dalı yalnız uluslararası takvime eklemek mi istiyoruz, yoksa o dalın ilk denemesini yapan genç için kalıcı bir yol da kuruyor muyuz? Madalya yarışının ardından spor kurumlarının gündeminde, katılım alanına gelen gençlerin hangi tesise, hangi eğiticiye ve hangi düzenli oyun saatine ulaşacağı da bulunmalı. Dakar’daki on sporun gerçek sonucu, 13 Kasım’daki kapanıştan sonra kulüplerin, okulların ve yerel yönetimlerin bu ilk teması haftalık bir imkâna çevirip çeviremeyeceğinde anlaşılacak.

Selim Atlas Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç