Eskişehir Anadolu, 68 Aksaray karşısında maçı 49. dakikada açtı; rakip 50. dakikada karşılık verdi. O kısa aralık, kupada tur atlayan tarafın oyununu daha iyi anlatıyor: Anadolu golü bulduktan sonra geriye çekilip skoru seyretmedi, ikinci yarının temposunu yeniden kendi ön tarafında tuttu.
Arda İbrahim Akgün'ün Berkay Güntay'ın pasıyla attığı ilk golün hemen ardından Melik Derin'in eşitliği geldi. Bu tür anlarda skor tabelası takımı telaşa da sokabilir. Anadolu'nun 77. dakikadaki golü o telaşın oluşmadığını gösterdi. İlk golü atan Akgün bu kez topu Şükrü Kaan Kılıçaslan'a hazırladı; maç, aynı oyuncunun iki ayrı iş yaptığı yerde yeniden ev sahibine döndü.
Bu ayrıntı Akgün'ü tek başına övmek için yeterli sayılmaz. Daha önemli taraf, Anadolu'nun eşitlikten sonra hücumu tek bir bitiriciye bırakmamasıydı. Akgün ceza sahasında bitirdiği ilk pozisyondan sonra bağlantıya yaklaştı, Kılıçaslan ise onun açtığı pası tamamladı. Bir oyuncunun golü atıp sonra pası vermesi, ikinci yarıdaki hücumun yer değiştirebildiğini anlatıyor.
68 Aksaray'ın 50. dakikadaki cevabı maçın uzun süre açık kalacağını düşündürdü. İstatistikte de iki takımın topa sahip olma oranı birbirine yakın, korner sayıları eşit görünüyor. Anadolu'nun farkı, bu dengede daha çok şut üretmesi ve isabetli vuruş sayısını yediye çıkarmasıydı. Bu veri tek başına oyunun bütününü vermez; ama Akgün-Kılıçaslan bağlantısının tesadüfi tek bir hücum olmadığını destekliyor.
Erken golün ardından Aksaray'ın hızla cevap vermesi, Anadolu'nun ön taraftaki görevlerini yeniden çalıştırmasını gerektirdi. Bir dakikada yediği cevap turu tehlikeye soktu; 77. dakikadaki pas ise maçın yeniden hangi tarafa akacağını belirledi.