Türkiye, Bologna'da İtalya karşısında 1-1'i bulduğunda maçın en değerli birkaç dakikasına girdi. Eren Elmalı'nın topu topuğuyla Aral Şimşir'e bırakması, sağdan gelen ortayı ceza sahasında ilk kez Türkiye'nin yönlendirdiği andı. Şimşir bitirdi; İtalya'nın ilk yarıda Scamacca'yla kurduğu rahatlık bir anda bozuldu.
Fakat bu cevap oyunu ileri taşımaya yetmedi. Eşitlikten üç dakika sonra Barella'nın sağdan kullandığı serbest vuruşta Calafiori arka direkte başıboş kaldı. Türkiye, gol sevincinden çıkıp savunma eşleşmesine giremeden yeniden geriye düştü. Maçın kırıldığı yer bu kadar açıkken skoru yalnız son bölümdeki Esposito golüyle okumak eksik kalır.
İlk İtalya maçında sorun kanatlar açıldığında ikinci pasın boş kalmasıydı. Bu kez Türkiye, kendi golünün ardından ceza sahasına gelen ilk sabit topta aynı kararlılığı gösteremedi. Calafiori o vuruşta arka direkte boş kaldı; Türkiye'de onu takip edecek oyuncu ile ön direği koruyan çizgi aynı anda aksadı.
Türkiye'nin bundan sonra iki dakika boyunca oyunu kilitlemesini beklemek gerçekçi değildi. İtalya'nın reaksiyonu da güçlüydü: Calafiori ile Pio Esposito kulübeden geldi, Donnarumma son bölümde Özcan ile Aktürkoğlu'nun vuruşlarını çıkardı, Esposito 87'de farkı açtı. Türkiye adına sert olan, son gol skoru açmadan önce, eşitliği bulduktan hemen sonra savunma görevini toparlayamamasıydı. İyi hücum bu yüzden daha top santraya gelmeden değer kaybetti.