Beşiktaş'ın Marseille karşısındaki 4-1'i, yalnız ikinci yarıda gelen üç gol yüzünden büyük görünmüyor. Daha önemlisi, devre arasından sonra hücum aynı yere yüklenmeden rakip ceza sahasına üç ayrı yoldan girdi. İlk yarıyı 1-1 kapatan bir maçta bu, skordan daha kalıcı bir ayrımdı.
İlk gol de oyunun ne aradığını erken göstermişti. İlhan Fakılı, 15. dakikada Junior Olaitan'la yaptığı verkaçtan sonra bitirdi. Marseille 29'da Abdallah'la karşılık verdi ve ilk yarıdaki denge skora da yansıdı. Beşiktaş topa daha çok sahipti ama bu tek başına rakibi açmaya yetmiyordu.
İkinci yarıdaki fark, topun son bölümde tek bir oyuncunun ayağında beklememesiydi. Cerny, 56. dakikada Orkun Kökçü'nün pasını uzak köşeye gönderdi. Üç dakika sonra Murillo'nun kafa golü geldi. 71'de Cerny'nin yerine giren Poku da 81'de skoru 4-1 yaptı. Bir ara pas, duran top sonrası hava topu ve kulübeden gelen koşu: Marseille savunması aynı çizgiyi tutarak bu üç ihtimali kapatamadı.
Rakamlar da bu akışın tek bir anlık patlamadan ibaret olmadığını söylüyor. Beşiktaş yüzde 54 topla oynadı; 18 şut, 7 isabetli şut ve rakip ceza sahasında 31 topla buluşma üretti. Marseille'in 14 şutu ve 22 ceza sahası buluşması vardı. Gol beklentisinde de ev sahibi 2,29'a 0,94 üstün çıktı. Bu veriler kusursuz bir oyun vaat etmiyor; fakat Beşiktaş'ın ikinci yarıda rakibi yalnız geriye itmediğini, vuruş kararını daha sık kendi kurduğunu gösteriyor.
4-1'den sonra kolay cevap, Beşiktaş'ın çok daha sert bastığıdır. Baskı elbette vardı. Ama bu maçta sonucu büyüten şey, baskıdan sonra hücumun tek kanala sıkışmamasıydı. Cerny'nin pas koşusu, Murillo'nun hava topu ve Poku'nun son vuruşu aynı ikinci yarıda bu farkı kurdu.