Spor / Oyunun Ufku

Selim Atlas Erdem

Selim Atlas Erdem

Spor kültürü ve fikir yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Pump track’te dünya yolu yerelden başlıyor

Asfalt pump track virajında ilerleyen kasklı bisikletçi, arka planda diğer sürücüler ve izleyiciler

Kuzey Carolina'daki Waynesville'de bu hafta sonu, İtalya'daki Gambettola'da ise bugün yapılan iki pump track elemesi, Pekin'de 16-17 Ekim'de dağıtılacak gökkuşağı mayosuna giden yolun parçası. UCI'nin 2026 takviminde 19 ülkedeki 23 elemenin her birincisi dünya şampiyonasına katılım hakkı kazanıyor. Bu küçük görünümlü yarışların önemi, yalnız sonucun büyük bir şampiyonaya bağlanmasında değil; bisikletin en kısa parkurlarından birinin yerel bir alışkanlık, tesis ve teknik bilgi istemesinde.

Pump track'te hız, uzun bir tırmanıştan ya da bitmeyen pedal çevirişinden gelmez. Sürücü alçak tümseklerde bedenini bisikletle birlikte bastırıp gevşeterek ritim kurar; virajda çizgiyi kaybetmeden bu ritmi taşır. Bu nedenle parkurun her unsuru yarışın içinde konuşur. Velosolutions'ın eleme pistleri için yayımladığı asgari ölçülerde iki metrelik genişlik, en az 55 derecelik eğimli virajlar ve tümsekler arasında en az üç metrelik aralık isteniyor. Ölçü cetveli tek başına iyi yarış üretmez; ama bedenin hızla yaptığı işi pistin rastgeleliğine teslim etmemeye çalışır.

Burada dünya şampiyonasına erişimi yalnız uçak biletleri ve ulusal takım listeleriyle okumak eksik kalır. Aynı standart belgesinde, yarış pistlerinin başlangıç düzeyindeki sürücüler için de kullanılacak biçimde tasarlanması gerektiği belirtiliyor. Bu cümle, yarışın asıl kurumsal sorusunu açıyor: Bir yerel pist, yeni başlayan için güvenli ve anlaşılır değilse, orada ileride eleme kazanacak bir sürücünün yetişmesini beklemek ne kadar gerçekçi?

Elbette 23 duraklı bir takvim eşit bir dünya haritası demek değil. Birinci olanın Pekin biletini aldığı sistem, bir yarışa ulaşabilen ve o gün en iyi turu çıkarabilen sürücüyü ödüllendiriyor; federasyon desteği, ekipman ve antrenman imkânı bunun dışında kalıyor. Bu nedenle eleme takvimini değerlendirirken yalnız durak sayısına bakmak yetmez. Pistlerin gün içinde kimlere açık olduğunu ve sürücünün aynı hareketi kaç kez güvenle tekrarlayabildiğini de sormak gerekir.

Ben bu eleme düzeninin değerini, gökkuşağı mayosuna kaç farklı ülkenin ulaştığından önce, o ülkelerde kaç kişinin o virajı öğrenebildiğinden ölçmek gerektiğini düşünüyorum. Standartları ilan etmek erişim eşitliği için yeterli değildir; aynı parkurun gündelik kullanımına, bakımına, ekipman erişimine ve yerel antrenman imkânına da bakmak gerekir.

Selim Atlas Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç