Birçok eski ve büyük şehir nehir kenarında kurulmuştur. Bunun nedeni yalnız güzel manzara değildir; nehir, insan yerleşimi için çok temel ihtiyaçları aynı anda karşılar.
Su, tarım, ulaşım, ticaret ve savunma düşüncesi nehir kıyısında birleştiğinde şehir büyümeye daha hazır hale gelir.
Su yerleşimin başlangıcıdır
İnsanların, hayvanların ve tarlaların suya ihtiyacı vardır. Nehir kenarı, bu ihtiyacı sürekli karşılayabildiği için yerleşim için güçlü bir çekim yaratır.
Suya yakın olmak aynı zamanda üretimi kolaylaştırır. Tarım, değirmen, temizlik ve günlük hayat nehirle daha düzenli yürür.
Verimli toprak şehir kurdurur
Nehirlerin taşıdığı alüvyonlar çevredeki toprağı verimli hale getirebilir. Verimli tarım, fazla ürün demektir; fazla ürün de pazar, zanaat ve nüfus artışı getirir.
Bir şehir yalnız evlerden oluşmaz. Onu büyüten şey çevresindeki üretim gücü ve bu üretimi paylaşacak insan ağıdır.
Ulaşım ve ticaret hızlanır
Nehirler, yolların az olduğu dönemlerde doğal ulaşım hattıydı. Mal taşımak, haber göndermek ve uzak yerlerle bağlantı kurmak nehir sayesinde kolaylaşırdı.
Bu bağlantı ticareti büyütür. Ticaret büyüdükçe hanlar, çarşılar, depolar ve liman düzeni gelişir.
Risk de nehirle birlikte gelir
Nehir kıyısı yalnız avantaj taşımaz. Taşkın, salgın, kıyı aşınması ve su paylaşımı gibi sorunlar da şehir hayatının parçası olur.
Bu yüzden nehir kenarında büyüyen şehirler hem suyun bereketini hem de disiplin isteyen gücünü taşır. Nehir şehre hayat verir; şehir de nehirle yaşamayı öğrenmek zorunda kalır.