Spor / Futbol / Maç Arası

Barış Akyel Tunca

Barış Akyel Tunca

Futbol yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Türkiye’nin ceza sahası önü De Bruyne’ye iki kez açıldı

Yağmurlu gece maçında kırmızı formalı kurgusal futbolcu ceza sahası önünde vuruşa hazırlanırken beyaz formalı iki savunmacı yaklaşır.

Belçika'nın Türkiye karşısındaki 3-0'ında farkı yalnız Kevin De Bruyne'nin iki golü yaratmadı. Aynı oyuncunun iki ayrı bölümde ceza sahası önünde yüzünü kaleye dönebilmesi, maçın yönünü baştan sona Belçika'ya bıraktı. İlk gol dokuzuncu dakikada Dodi Lukébakio'nun pasından geldi; ikinci yarıda De Bruyne yine bu bölgeden kıvrılan vuruşla farkı ikiye çıkardı.

Türkiye topu aldığında Arda Güler'in hareketliliğiyle oyuna cevap aradı. UEFA, Güler'in çabuk ayaklarıyla Belçika savunmasını birkaç kez açtığını; buna karşılık Türkiye'nin Senne Lammens'i yeterince zorlayamadığını yazıyor. Devre bitmeden Merih Demiral'ın arka direkteki kafa vuruşu ve Güler'in pasıyla Deniz Gül'ün ceza sahasındaki fırsatı da bu yüzden önemliydi: Bu anlar beraberliği getirse, Belçika'nın ilk yarıdaki rahatlığı başka bir maça dönebilirdi.

Fakat Belçika aynı tehdidi üretmek için uzun süre beklemedi. Lukébakio birer yarıda direğe takıldı. De Bruyne ikinci golü ceza sahası önünden bulduktan sonra oyuna giren Romelu Lukaku, Charles De Ketelaere'nin pasını yakın mesafeden tamamladı. Bu üç ayrıntı, Belçika'nın hücumunun tek bir sert şuta dayanmadığını gösteriyor. Türkiye rakibi kanada ittiğinde bile orta alandaki ilk rahat pası ve o pasın sonundaki vuruş alanını kapatamadı.

Türkiye için İtalya yenilgisinden sonra Belçika'da görünen sorun, topun hangi oyuncuda olduğu kadar bir sonraki pasın kimi serbest bırakacağıydı. De Bruyne iki golünde de o boşluğu kullandı. İtalya maçında kanatlardan gelen ikinci hamle konuşuluyordu; Brüksel'de ceza sahasının önündeki alan aynı dağınıklığı daha pahalıya çevirdi.

Barış Akyel Tunca yazılarından devam et

Tüm arşivi aç