Almanya, Augsburg'da topa daha çok sahip olmasa da maçın uzun bölümünde oyunu kendi yarı sahasına sıkıştırmak istiyordu. Yunanistan bu baskıyı dağıtmak için acele paslara saplanmadı. Savunma hattını yakın tuttu, topu kazandığında ilk boşluğu aradı ve son çeyreğe girilirken baskıyı rakip ceza sahasına taşıdı. Dimitris Kourbelis'in seken vuruşla gelen golü, 0-1'lik sonucun tek anı gibi görünüyor; o anın öncesindeki yerleşim ise daha belirleyiciydi.
UEFA'nın maç notunda golün, konuk ekibin uzun süren baskısından sonra ve Kourbelis oyuna girdikten sonra geldiği yazıyor. Yunanistan'ın kazancı burada yalnız skor olmadı. Almanya'nın yerleşik hücumuna karşı bütün maç boyunca derinde kalmak, özellikle son bölümde ceza sahasına yaklaşınca savunmanın geri koşusunu ve ikinci top takibini zorlaştırır. Kourbelis'in vuruşunun savunmaya çarpması da bu sıkışmanın içinden çıktı; temiz bir şut yolu bulamadığında bile top rakip kalenin önünde kaldı.
Almanya'nın en iyi fırsatı ilk yarım saatten hemen sonra Karim Adeyemi'nin kıvrılan vuruşuydu. Kostas Tzolakis o topu çıkardı. Bu ayrıntı, Yunanistan'ın kusursuz bir savunma maçı oynadığını söylemeye yetmez. Daha doğru okuma şu: Yunanistan erken tehlikeyi atlattıktan sonra çizgilerini açmadan oyunda kaldı ve Almanya'nın temposunu kendi lehine çevirecek kadar sabırlı davrandı.
İlk kez Almanya'yı yenen Yunanistan'ın akılda kalacak tarafı yalnız tarihî sonuç olmayacak. Kourbelis'in golü, rakibin ceza sahası önünde biriken baskının sonunda geldi. Bu kez savunma yapmak, topu uzaklaştırıp yeni dalgayı beklemek anlamına gelmedi; top yeniden kazanıldığında maçı kendi yarı sahasından çıkaracak mesafe de korundu.