Edinburgh Uluslararası Kitap Festivali bugün başlıyor. 15-30 Ağustos arasında düzenlenecek programda 41 ülkeden yazarlar, gazeteciler, araştırmacılar ve sanatçılar yaklaşık 600 etkinlikte buluşacak. Festivalin bu yılki başlığı “Changing Your Mind”; yani fikir değiştirmek. Bu ifade, kültür takviminde hoş duran bir slogan olmaktan çok, dünyanın tartışma biçimine verilmiş açık bir cevap.
Çünkü bugün kamusal tartışma çoğu zaman düşüncenin sınanacağı bir yer değil, tarafın ilan edileceği bir sahne gibi kuruluyor. Edinburgh programı bu refleksi tersine çevirmeyi deniyor. Edebiyat, siyaset, bilim, tarih ve teknoloji aynı çatı altında yalnızca yeni kitapları tanıtmak için değil, insanların bir fikre nasıl vardığını ve hangi kanıtla ondan uzaklaşabileceğini konuşmak için yan yana geliyor.
Festivalin dikkat çekici tarafı, “değişmek” fiilini zayıflık gibi sunmaması. Bir görüşü yeniden düşünmek, dün söylediğini inkâr etmek anlamına gelmiyor; yeni bir bilgi geldiğinde zihnin çalışmaya devam ettiğini kabul etmek anlamına geliyor. Bu, sosyal medyanın kazananı en yüksek sesle konuşan kişide aradığı bir dönemde az rastlanan bir kültür vaadi.
Programda internetin kim tarafından yönetildiği, yapay zekânın nasıl düzenlenmesi gerektiği, yanlış bilginin güveni nasıl aşındırdığı ve hikâyelerin düşünme biçimimizi nasıl değiştirdiği de var. Böylece kitap festivali, raflarda duran nesnelerin toplantısından çıkıp gündelik hayatın kararlarına dokunan bir buluşmaya dönüşüyor. Bir yazarla yapılan konuşmanın değeri de burada: Okurun eline hazır bir hüküm vermek yerine, hükmün nasıl kurulduğunu gösteriyor.
Türkiye’den bakınca bu programı yalnızca uzaktaki bir kültür etkinliği olarak okumak kolay. Oysa başlığın asıl anlamı burada da tanıdık. Bir haber akışında yeni bilgiye yer açmak, bir tartışmada karşı tarafın cümlesini gerçekten duymak, kendi kanaatini kanıtla yeniden tartmak; bunların hepsi aynı zihinsel kası çalıştırıyor. Kitap festivali, okuma eylemini sessiz bir kişisel uğraş olmaktan çıkarıp birlikte düşünmenin kamusal biçimi olarak hatırlatıyor.
Edinburgh’da bugün başlayacak 16 günün en güçlü tarafı, çok sayıda etkinlik düzenlemesi değil. Asıl mesele, farklı alanlardan insanları aynı sorunun etrafında toplaması: Bir fikre sahip olmak kadar, gerektiğinde onu değiştirebilecek açıklığa sahip miyiz? Sabahın takviminde bu soruya ayrılan yer, çoğu başlıktan daha değerli.