Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yürürken kollarınız da dengeye katılır

Yürürken kollarını doğal biçimde salan kişinin yazısız gündelik hareket görseli

Görsel: Gezdiren / built-in imagegen

Yürüyüşü yalnızca bacakların ileri taşıdığı bir iş sanıyoruz. Oysa kolun karşı bacakla birlikte geriye ve öne salınması, gövdenin her adımda ürettiği dönme eğilimini düzenleyen hareketin parçasıdır. Bu salınım, alt ve üst gövdenin yürürken birbirine uyum sağlamasına yardım eder.

Kol salınımı neden kendiliğinden görünür?

İnsan yürüyüşünde kolların bir bölümü pasif mekanikle hareket eder: Bir bacak öne giderken karşı kolun geriye gitmesi, gövde ve omuz kuşağındaki dönme hareketleriyle birlikte ortaya çıkar. Fakat bu, kolların tamamen boşta olduğu anlamına gelmez. Kaslar salınımın genişliğini ve zamanlamasını ayarlar; sinir sistemi de bacaklarla üst gövdenin karşılıklı ritmini yönetir.

Bu karşı hareketin pratik sonucu şudur: Pelvis ve gövde bir adımda dönmek isterken kollar bu dönme momentumunun bir bölümünü karşılar. Araştırmalar kol salınımının yürüyüşte enerji maliyetini azaltmaya katkıda bulunabileceğini, kollar serbest bırakıldığında bazı denge görevlerinin daha iyi yapılabildiğini bildiriyor. Bunlar “kolları daha çok savurursanız daha iyi yürürsünüz” reçetesi değildir. Hareketin doğal akışının neden işe yaradığını anlatır.

Telefon, çanta ve sabitlenen omuz

Gündelik hayatta kol salınımı çoğu zaman fark etmeden kısıtlanır. Telefonu iki elle göğüste tutmak, bir çantayı tek elde taşımak ya da omuzları gergin biçimde yukarıda tutmak üst gövdenin serbest hareketini azaltır. Beden yine yürür; bu kez ritmi değiştirmek, adımı kısaltmak veya gövdeyi başka bir yönde daha fazla döndürmek gibi telafiler devreye girebilir.

Burada tek bir duruşu “doğru”, diğerini “yanlış” ilan etmek gereksizdir. Bir eli kısa süre kullanmakla uzun süre yük taşımak aynı yük değildir; yavaş yürümekle kalabalıkta yön değiştirmek de aynı denge işini istemez. Bu yüzden telefonla yürürken, çanta taşırken veya yön değiştirirken kol ve gövde hareketinin ne kadar kısıtlandığına bakmak yeterli bir başlangıçtır.

Yürürken omuzlarınızı bilinçli biçimde geriye çekmeye veya kollarınızı büyük yaylarla sallamaya çalışmayın. Güvenli ve düz bir zeminde, ellerinizi gereksiz yere kilitlemeden birkaç adım atıp karşı kol-bacak ritminin kendiliğinden oluşup oluşmadığına bakabilirsiniz. Bu küçük gözlem bir egzersiz reçetesi değil; bedenin işi nasıl paylaştırdığını anlamak için bir geri bildirimdir. Ağrı, yeni başlayan belirgin dengesizlik, uyuşma, güç kaybı veya yürüme biçiminde kalıcı değişiklik varsa bunu bir teknik kusur gibi düzeltmeye çalışmak yerine sağlık profesyonelinden değerlendirme istemek gerekir.

Yürüyüşün dengesi ayak bileğinden göze kadar birçok bilginin ortak işidir. Kollar da bu süreçte gövdeyle birlikte hareket eder. Bu nedenle gündelik yürüyüşte kolları genişçe savurmaya çalışmak yerine, telefonu veya yükü tutmadığınız zamanlarda onları gereksiz yere sabitlememek daha uygun bir yaklaşım olur.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç