Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Ayak bileği hareketi merdivende adımın yükünü düzenler

Kaldırım ve merdiven arasında yürüyen anonim kişi; ayak bileği hareketi temalı yazısız editoryal görsel.

Kaldırımın kenarına geldiğinizde bedeniniz kısa bir hesap yapar: Ayağınız yere nasıl basacak, kaval kemiğiniz ne kadar öne ilerleyecek, ağırlığınız bir sonraki adıma nasıl taşınacak? Bu hesabın sessiz ortaklarından biri ayak bileğidir. Gün içinde onu ancak ağrıdığında hatırlıyoruz; oysa yürüyüşte, merdivende ve sandalyeden kalkarken sürekli çalışıyor.

Ayak bileğini ayağın yalnızca yukarı-aşağı oynadığı bir menteşe gibi düşünmek eksik kalır. Yürüyüşün destek fazında kaval kemiği ayağın üzerinde öne doğru ilerler; ayak bileğinin yukarı bükülmesi, yani dorsifleksiyon, bu ilerlemeye alan açar. 2024’te yayımlanan bir biyomekanik çalışma, yürürken ayak bileğinin dorsifleksiyon açısının diz, kalça ve leğen kemiğinin hareketleriyle ilişkili olduğunu gösterdi. Bu, her küçük hareketin mutlaka bir soruna yol açtığı anlamına gelmez. Beden çoğu zaman aynı işi başka eklemler ve gövdeyle telafi eder. Mesele, bu ayarı fark edebilmektir.

Merdiven ve kaldırım bedeni ele verir

Merdiven çıkarken dizinizin ayağınızın önüne ilerlemesi, ayak bileğinin hareket payıyla birlikte düşünülür. Kaldırım inerken de ayak bileği, ağırlığın bir anda öne düşmesini yumuşatmaya yardım eder. 2013 tarihli bir araştırmada kronik ayak bileği dengesizliği yaşayan kişilerde, ağırlık taşırken ölçülen dorsifleksiyon hareket açıklığı ile dinamik denge arasında anlamlı bir ilişki bulunmuştu. Araştırma bir neden-sonuç reçetesi vermiyor; yalnızca ayak bileği hareketinin, denge işinin içinde ne kadar görünmez bir payı olduğunu gösteriyor.

Günlük hayatta ipucu bazen çok sıradandır. Bir ayağınızla merdivende daha rahat yükseliyor, çömelirken topuklarınızdan biri erkenden kalkıyor ya da eğimli kaldırımda gövdenizi gereğinden fazla öne taşıyorsanız, beden bir hareketi başka bir yerden tamamlıyor olabilir. Tek başına bu gözlem tanı koydurmaz. Sağ ve sol tarafın aynı görünmemesi de her zaman hastalık anlamına gelmez; ağrı, şişlik, uyuşma veya yakın zamanda yaşanmış burkulma varsa tabloyu kendi kendinize çözmeye çalışmamak gerekir.

Hareket payını zorlamadan izlemek

Ayak bileği için iyi başlangıç, hareketi bir esneklik yarışına çevirmemektir. Otururken ayağı ağrısız ve rahat bir aralıkta öne-arkaya oynatmak, yürürken adımın nasıl aktığına dikkat etmek veya ayakkabının ayağı sıkıştırıp sıkıştırmadığını kontrol etmek gündelik farkındalık sağlar. Bunlar herkese uygun bir tedavi ya da egzersiz programı değildir; ağrı sınırını zorlamak, sertçe bastırmak veya sosyal medyadaki bir “tek hareketle düzelir” vaadine güvenmek doğru yaklaşım sayılmaz.

Yeni bir yaralanma sonrası belirgin şişlik, şekil değişikliği, üzerine basamama, giderek artan ağrı ya da ayakta uyuşma varsa sağlık değerlendirmesi gerekir. NHS de bu belirtilerde profesyonel yardım alınmasını; hafif ve yeni yakınmalarda ise hareketin ağrıya göre nazikçe sürdürülmesini öneriyor.

Ayak bileği, yürüyüşün başrolünü istemez. Ama kaldırımda, merdivende ve her adımın ağırlık aktarımında küçük bir ayar alanı açar. Onu güç gösterisine çevirmeden izlemek, bedenin hareket dilini biraz daha iyi okumaktır.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç