Aras Kıraç

Yazarlar / Aras Kıraç

Aras Kıraç

Kripto ve piyasa psikolojisi yazarı

Yazarın tüm yazıları

Bitcoin’de mesele düşüş değil, insanların nereye baktığı

Bitcoin’e şu an bakınca ilk görünen şey fiyat değil, kararsızlık.

Son günlerde 60 ila 64 bin dolar bandında dolaşan bir Bitcoin var. Dışarıdan bakınca bu görüntü, klasik oyalanma gibi duruyor. Biraz düşmüş, biraz toparlamış, sonra yine aynı bölgeye oturmuş. İlk bakışta çok acayip bir şey yokmuş gibi. Bence tam orada yanılma ihtimali başlıyor.

Çünkü bazı dönemlerde piyasa yön seçmeden önce insanları aynı cümlede toplamayı sever. Herkes aynı seviyeye bakmaya başlar. Herkes aynı yer için ya fazla umutlanır ya da fazla korkar. Ondan sonra mesele grafik olmaktan çıkar, kalabalığın davranışına döner.

Şu anda bence tam öyle bir yerdeyiz. Bir tarafta “bu kadar düştü, buradan tepki gelir” diyenler var. Diğer tarafta “asıl sert hareket daha gelmedi” diye bekleyenler var. İşin zor tarafı şu: iki taraf da tamamen saçma konuşmuyor. Zaten piyasayı zor yapan şey de bu. Bazen doğruyla yanlış kapışmaz; iki tane makul senaryo kapışır.

Benim dönüp dönüp baktığım yer 60 bin dolar çevresi. Çünkü bazı fiyat bölgeleri sadece teknik seviye değildir. İnsanların karar değiştirdiği alan olur. Biri orada zarar keser, biri cesaret toplar, biri de “bir kere daha denerim” der. Yani orası düz bir rakam değil; piyasanın sinir ucu gibi çalışır.

Şimdi problem şu: bir seviye çok konuşulmaya başladığında önemini kaybetmez ama saflığını kaybeder. Çünkü artık orada sadece fiyat yoktur, beklenti de birikmiştir. Beklenti birikti mi piyasa o bölgeyi temiz kullanmaz. Ya biraz taşırır, ya eksik bırakır, ya da tam herkes emin olmuşken ters tarafa çalışır.

O yüzden benim için şu aşamada mesele “yarın yeşil mum mu gelir, kırmızı mum mu gelir” değil. Asıl mesele şu: bu bölgede kim sabırsız, kim panikte, kim fazla emin? Çünkü piyasa parayı çoğu zaman en çok emin olan taraftan alır.

Kriptoda insanları en çok batıran şey çoğu zaman yanlış fikir değil, fikre fazla erken aşık olmak. “Kesin buradan döner” diyen de, “kesin şimdi çakılır” diyen de aynı hataya düşebilir. Piyasa önce seni haklı hissettirir, sonra o rahatlığın hesabını sorar.

Bugünkü tabloda da benzer bir hava var. Eğer Bitcoin yukarı gidecekse önce insanlara “galiba korku bitti” dedirtmek isteyecek. Eğer aşağı gidecekse bunu illa dümdüz yapmayabilir; önce biraz rahatlatır, sonra vurur. Benim bu tip günlerde en sevdiğim cümle şu: piyasa bazen düşmez, önce kafayı karıştırır.

Ben şu an resmi böyle okuyorum: Bitcoin hâlâ karar bölgesinde. Bu alanın üstünde güç toplarsa havayı değiştirir. Ama bu alanın altında kalıcılık artarsa, insanlar “bir şey yokmuş” diye kendini rahatlattıktan sonra aşağı taraf yeniden sertleşebilir. Yani kısacası mesele sadece fiyat değil; o fiyatın etrafında biriken davranış.

Zaten iyi piyasa okuması biraz burada başlıyor. Çizgiye bakmak kolay. Asıl zor olan, o çizgiye bakan milyonlarca insanın ne hissetmeye başladığını sezmek. Çünkü bazen grafik doğruyu söyler ama piyasa onu hemen fiyatlamaz. Bazen de piyasa doğruya herkesten önce atlar, sonra da geç kalanları ters köşeye yatırır.

Benim gördüğüm şu: gürültü arttı, emin konuşan çoğaldı, tek cümlelik büyük kehanetler yine piyasayı sardı. Böyle zamanlarda insanın biraz geri çekilip şunu sorması gerekiyor: tamam, herkes bir şey söylüyor da, piyasa gerçekten neye hazırlanıyor? Bence doğru soru hâlâ bu.

Aras Kıraç’ın diğer yazıları geldikçe Ters Köşe Defteri arşivinde birikecek. Daha geniş çerçevede piyasa ve gündelik ekonomi tarafına bakmak istersen Ekonomi Yorumu akışına da uğrayabilirsin.