Spor / Oyunun Ufku

Selim Atlas Erdem

Selim Atlas Erdem

Spor kültürü ve fikir yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Bosbaan’da kürek yalnızca suyu değil, erişimi de ölçüyor

Amsterdam Bosbaan’da yazısız kürek yarışı ve park seyircileri

Amsterdam’daki 2026 Dünya Kürek Şampiyonası 24 Ağustos’ta başladığında yarışmacılar 1937’de yapılmış, Hollanda’nın en eski yapay kürek parkurlarından birine çıkacak. Bosbaan’ın yaşı burada nostaljik bir dipnot değil. Bir parkurun onlarca yıl sonra hâlâ dünya şampiyonasına ev sahipliği yapabilmesi, spor tesisinin yalnızca yarış haftasında değil, aradaki yıllarda da nasıl yaşatıldığı sorusunu ortaya koyuyor.

World Rowing programı 12 olimpik tekne sınıfının yanında hafif sıklet, karma ve beş para-kürek sınıfını da içeriyor. Kürek bu nedenle seyircinin tek bir finalde gördüğü sekiz teknenin görüntüsünden ibaret değil. Aynı su çizgisi, farklı bedenlerin ve farklı ekip düzenlerinin adaletli biçimde yarışabilmesi için ayrı kurallar, sınıflar ve ölçümler istiyor.

Altı kulvarın öğrettiği teknik sabır

Kürek yarışını dışarıdan izleyen biri için tekne, kürek ve bitiş çizgisi yeterli görünebilir. Oysa 2.000 metrede sonucu belirleyen yalnızca çekiş gücü değildir. Teknedeki sporcuların ritmi aynı anda kurması, küreğin suya giriş açısını ve teknenin hız kaybını yönetmesi gerekir. Bir sporcunun kuvveti diğerlerinin zamanlamasından koparsa tekne hızlanmaz; su üzerinde küçük bir uyumsuzluk, birkaç yüz metre sonra büyüyen bir direnç yaratır.

Bu yüzden parkur da yarışın parçasıdır. Kulvar genişliği, suyun sakinliği, start ve finiş düzeni, hakem görüşü ve antrenman saatleri aynı standardın parçalarıdır. Bosbaan’ın 1937’de beş kulvarla yapılıp daha sonra altı kulvara genişletilmesi, sporun büyürken mekânı da yeniden tarif ettiğini gösteriyor. Bu değişiklik, daha fazla teknenin aynı anda güvenli ve karşılaştırılabilir koşullarda yarışabilmesi için yapılmış teknik bir düzenlemedir.

Dünya şampiyonası parkurun dışına taşmalı

Amsterdam Belediyesi bu şampiyonada 60’tan fazla ülkeden sporcu bekliyor. Belediye ayrıca Amsterdamlılara indirim, Stadspas sahiplerine düşük ücretli bilet ve toplu taşıma ya da bisikletle ulaşım çağrısı yapıyor. Bunlar iyi niyet cümleleri değil, organizasyonun kime ait olacağına dair pratik kararlar. İndirimli bilet ve toplu taşıma bağlantısı, etkinliği Amsterdamse Bos’a yakın olmayan ya da tam ücret ödeyemeyen kent sakinleri için de izlenebilir hâle getiriyor.

Buradaki ölçü, tribünlerin doluluğundan daha geniş. Bosbaan’ın Amsterdamse Bos içindeki konumu, üst düzey sporu park, bisiklet ve gündelik hareketle yan yana getiriyor. Fakat bu yakınlık kendiliğinden erişim üretmez. Bilet fiyatı, mekâna ulaşım, engelli seyircinin hareket alanı ve yarış dışı günlerde tesisin kulüplere açılması birlikte düşünülmeli. Para-kürek sınıflarının aynı şampiyona programında yer alması da bu değerlendirmenin start çizgisinden önce, tesise giriş ve seyir koşullarında yapılmasını gerektiriyor.

Kürek, futbol gibi şehir merkezinin gürültüsünü kendiliğinden toplamıyor. Onun seyircisi çoğu zaman kulüpler, aileler, okul programları ve parkura yakın yaşayanlar üzerinden oluşuyor. Bu sessizlik bir eksiklik değil; ama kurumsal emek istiyor. Hollanda’nın kürek geleneği, yalnızca madalya kazanmış sporcuların değil, kulüp evlerinin, federasyonun ve belediye planlamasının da ürünü.

Ben bu şampiyonayı sonuç listesinden önce tesis sürekliliği üzerinden okumayı daha doğru buluyorum. Bosbaan’ın 1937’den 2026’ya ulaşması, geçmişin kendiliğinden korunduğunu değil, parkurun tekrar tekrar kullanılabilir kılındığını anlatıyor. Dünya şampiyonası 30 Ağustos’ta bittiğinde değerlendirilecek somut ölçüt, Bosbaan’ın çocuklara, kulüplere, para sporcularına ve kent sakinlerine antrenman ve seyir için ne ölçüde açık kalacağıdır.

Selim Atlas Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç