Spor / Futbol / Maç Arası

Barış Akyel Tunca

Barış Akyel Tunca

Futbol yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Fenerbahçe karşısında Konyaspor’un ilk işi topu saklamak

Yazısız futbol sahasında baskı altında pas açısı arayan anonim futbolcular

Konyaspor, Fenerbahçe deplasmanına yalnızca rakibin baskısını savuşturmak için çıkarsa maçın yönünü ev sahibi belirler. 22 Ağustos’taki karşılaşmada yeşil-beyazlıların asıl ihtiyacı uzun süre topa sahip olmak değil; Fenerbahçe’nin ilk baskısını tek pasla boşa çıkarıp oyunu kendi istediği koridora taşıyabilmek.

Konyaspor’un ilk haftada Çaykur Rizespor’a 1-0 kaybetmesi bu maç için tek başına ölçü değil, ama başlangıçtaki problemi gösteriyor: Üretmek için topu kazandığı anlarda hücuma yeterli bağlantıyı kuramadı. Fenerbahçe karşısında bu gecikme daha pahalı olur. Çünkü rakip, öndeki oyuncularıyla stoperlere yön verirken ikinci hattı da pasın düşeceği yere yaklaştırabiliyor.

İlk pasın nereye gittiği

Konyaspor’un geriden çıkarken yapacağı en kolay hata, Fenerbahçe’nin merkez baskısını görünce topu doğrudan kanada veya ileriye göndermek. Bu tercih bazen güvenli görünür; fakat kanat oyuncusu topu aldığında arkasındaki bek ve orta saha desteği uzaksa, topu korumak için ikinci bir pas seçeneği kalmaz. Fenerbahçe de kaybı hemen yeniden hücuma çevirir.

Buradaki görev stoperlerin cesareti kadar, önlerindeki orta saha oyuncusunun doğru yüksekliği bulması. Çok geride kalırsa ilk pasın devamı kopar; çok öne çıkarsa stoperlerle arasında rakibin koşacağı boşluk oluşur. Konyaspor, bir oyuncusunu merkezde pas istasyonu olarak tutup diğerini topun arkasında bırakabilirse Fenerbahçe’nin ilk baskısını kırdığı anda oyunu ters kanada çevirebilir. Böylece topu alan kanat oyuncusu tek başına kalmaz ve ilk çıkıştan sonra bir pas daha yapabilir.

Konyaspor’un resmi fikstür sayfasında maç 22 Ağustos’ta Fenerbahçe deplasmanı olarak yer alıyor. Kulübün 18 ve 19 Ağustos tarihli hazırlık notları da takımın bu karşılaşmaya çalıştığını doğruluyor; fakat bu notlar ilk on bir veya sahadaki kesin plan hakkında kanıt sunmuyor. O yüzden kadro tahminiyle değil, görevin kendisiyle konuşmak gerekiyor.

Fenerbahçe’nin hızına ortak olmamak

Fenerbahçe’nin evinde öne geçme isteği doğal. Konyaspor’un buna cevabı her topu yavaşlatmak olamaz; topu kazandığında ilk dikine pas için önde kaç oyuncusu olduğunu önceden hazırlaması gerekir. Rizespor karşısındaki 0-1’lik sonuçtan sonra yapılacak en basit okuma “daha cesur oynamalılar” olur. Bana kalırsa mesele cesaret değil, top kazanıldığında yakın oyuncu sayısı.

Fenerbahçe’nin iki beki aynı anda hücuma çıktığında Konyaspor’un kanat oyuncusu yalnızca rakip beki takip ederse geçiş fırsatı kaybolur. O oyuncunun top kazanıldığı anda iç koridora koşması, santrforun da stoperlerden birini meşgul etmesi gerekir. Böylece uzun top çaresiz bir çıkış değil, devamı olan bir hücum kararına dönüşür. Bu koşular gelmezse Konyaspor topu saklasa bile rakip yarı sahaya yerleşemez.

Bu maçta Konyaspor’un puan şansını belirleyecek şey, Fenerbahçe’nin baskısını kaç kez kırdığı kadar o kırılmadan sonra ne yaptığı olacak. İlk pasın ardından ikinci oyuncu yakına gelirse Konyaspor topu birkaç saniye daha rakip yarı sahada tutabilir; bu destek gelmezse çıkışlar çoğunlukla doğrudan ve kısa sürer.

Barış Akyel Tunca yazılarından devam et

Tüm arşivi aç