Yazarlar / Ada Nehir Erten

Ada Nehir Erten

Ada Nehir Erten

Dekorasyon, mimari ve mekân yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Kartal’da tasarlamak önce masayı kurmayı gerektirir

Yazısız şehir planı, yarı saydam eskiz kâğıtları, kalemler ve boş sandalyelerin bulunduğu çalışma masasıyla temsili planlama atölyesi görseli

Görsel: Gezdiren için üretilmiş temsili editoryal çalışma.

Kentsel dönüşüm konuşulurken önümüze çoğu zaman iki görüntü gelir: eskimiş bir yapı ile onun yerine gelecek parlak bir render. Oysa ikisinin arasında, planın niteliğini belirleyen daha az görünür bir mekân vardır: karar masası. Masada belediyenin takvimi, mülk sahibinin maliyeti, kiracının taşınma ihtimali, altyapının sınırı ve mahallenin gündelik kullanımı aynı anda durur. Bu başlıklardan biri dosyaya girmediğinde, önerinin maliyeti ya da kullanım sonucu daha sonra yeniden tartışılır.

Kartal’da 29 Ağustos–8 Eylül arasında süren The Great Game Istanbul yaz okulu bu görünmez aralığı konu ediniyor. Program, 21 lisansüstü öğrenciyi Kartal’daki gerçek bir dönüşüm bağlamında farklı aktörlerin yerine koyuyor; çalışma sayfasına göre başvurulardan 21 kişi seçilmiş. Ortaklar arasında AURA İstanbul, Politecnico di Torino, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi, UBT College Kosovo ve ev sahibi olarak Kartal Belediyesi var. AURA İstanbul’un duyurusu da programın Kartal’ın geleceğini farklı aktörlerin bakışıyla düşünme ve müzakere etme amacı taşıdığını söylüyor.

Bu, bir yaz okulunun Kartal adına karar verdiği anlamına gelmiyor; vermemeli de. Bir atölye, seçilmiş yönetimin, hak sahiplerinin ya da mahallelinin yerine geçemez. Fakat dönüşümü yalnız parsel sınırı ve imar hakkı üzerinden anlatmanın neyi sakladığını görünür kılabilir. Bir önerinin yatırım maliyeti, ulaşım yükü, açık alanı, zemin kat kullanımı ve bakım sorumluluğu aynı çizimde yer almıyorsa, o çizim kararın yalnız estetik parçasını temsil eder.

Mimarlık eğitiminde tasarımcıyı tek başına iyi fikri bulan kişi gibi düşünmek hâlâ kolay. Programın dayandığı yöntem bunun tersini deniyor: öğrenciler belediye, yatırımcı, sivil inisiyatif ve altyapı kurumu gibi farklı pozisyonlardan strateji kuruyor. Bu yaklaşımın değerli yanı “herkes uzlaşsın” demesi değil. Uzlaşmanın hangi konuda mümkün olmadığını, hangi bedelin kime kaldığını ve bir kararın hangi veriye dayandığını erkenden açığa çıkarmasıdır.

Kartal gibi dönüşüm baskısı taşıyan bir ilçede bu ayrım dekorasyon dilinden daha önemlidir. Yeni binanın cephesi, meydanın zemini ya da kıyıdaki yürüyüş yolu ilk bakışta tartışmayı kapatabilir. Oysa kullanıcının karşılaştığı şey; sabah otobüse yetişirken geçebildiği yol, dükkânın önünde kalabilen gölge, çocuk arabasıyla aşabildiği kot farkı ve yıllar sonra kimin bakım yapacağıdır. Proje notu bu kullanımları ve bakım sorumlusunu baştan belirtirse, uygulama aşamasında hangi kararın neyi değiştirdiği izlenebilir.

Bu nedenle iyi dönüşüm projesinin ilk çizimi bina kütlesi olmayabilir. Önce hangi bilginin açık kalacağı, hangi grubun hangi aşamada söz sahibi olduğu ve değişen kararın nasıl kayda geçeceği tasarlanmalı. Örneğin toplantıda dile getirilen erişim ya da gölge talebinin projeye girip girmediği görülebilmeli; bakım için de teslimden sonraki görev ve bütçe kalemi belirtilmeli.

Kartal’daki çalışma bitince elde kalan senaryoların uygulanıp uygulanmayacağını zaman gösterecek. Benim için asıl dikkat çekici olan, tasarımın sonuç görselinden önce karar alma düzeni olarak ele alınması. Bu tür çalışmalar, kamuya açık bir proje sürecinde hangi verinin, maliyetin ve bakım sorumluluğunun görünür kalması gerektiğine dair daha iyi sorular üretebilir; asıl sınav, bu soruların sonraki resmi süreçlere girip girmediğidir.

Ada Nehir Erten yazılarından devam et

Tüm arşivi aç