Barış Tunca

Spor / Futbol / Barış Tunca

Barış Tunca

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Futbol yazarı

Yazarın tüm yazıları

Kırmızı kart Beşiktaş’ın oyununu kolaylaştırmadı

Rakip 16. dakikada on kişi kalıyor, siz 26'da öne geçiyorsunuz ve maç kendi sahanızda oynanıyor. Böyle bir gecenin beklenen devamı ikinci gol, rahatlayan tribün ve rövanşa taşınan belirgin avantajdır. Beşiktaş, Midtjylland karşısında ilk ikisini yapamadı. 1-0 kazandı; fakat kırmızı karttan sonra karşısına çıkan oyunu tam çözemedi.

Bu sonuç küçümsenecek bir sonuç değil. Avrupa Ligi elemesinde ilk maçı gol yemeden kazanmak, Danimarka'ya üstün gitmek demek. Yine de maçın şartları Beşiktaş'a turu İstanbul'da büyük ölçüde bitirme fırsatı verdi. On kişi kalan rakibe karşı 74 dakika oynayıp farkı açamamak, skor hanesinden daha fazla konuşulmayı hak ediyor.

Sorun topa sahip olamamak değildi. Sorun, top rakip ceza sahasının çevresine geldiğinde saldırının aynı hızla devam etmemesiydi.

İlk gol doğru yerden geldi

Friday Ubi Etim'in kırmızı kartından iki dakika sonra Midtjylland, Valdemar Andreasen'i çıkarıp Denil Castillo'yu oyuna aldı. Bu erken değişiklik rakibin niyetini açıkça gösterdi: Önce eksilen yapıyı onarmak, hatlar arasındaki boşluğu kapatmak ve maçı rövanşa taşımak.

Beşiktaş bu yeni düzene ilk cevabı çabuk verdi. Vaclav Cerny'nin hazırladığı pozisyonda Orkun Kökçü 26. dakikada golü buldu. Kırmızı kartın hemen ardından skor üretmek değerliydi; çünkü rakibin yerleşmek için zamana ihtiyacı vardı. Beşiktaş o kısa karışıklığı değerlendirdi.

Gol aynı zamanda Orkun'un bu takımda nerede etkili olabileceğine dair ilk temiz işaretlerden biriydi. Onu yalnız geriden top alan ve oyunun yönünü değiştiren bir orta saha olarak kullanmak yetmez. Ceza sahası çevresine yaklaştığında şut, son pas ve ikinci top tehdidi artıyor. Cerny'nin sağ taraftaki üretimiyle Orkun'un merkezde buluşması, Beşiktaş'ın kapanan savunmalara karşı ihtiyaç duyacağı bağlantı.

Fakat golden sonra bu bağlantı yeterince sık kurulamadı. Midtjylland geriye çekildikçe pas yapmak kolaylaştı, tehlike üretmek zorlaştı. Bu, on kişilik rakibe karşı sık görülen tuzaktır. Top sizde kaldığı için oyunu kontrol ettiğinizi düşünürsünüz; rakip ise topun nerede dolaşacağına razı olduğu sürece kendi planını uygulamaya devam eder.

Savunma bloğunu açmak için yalnız kanada pas vermek yetmez. Kanattaki oyuncunun karşısında bire bir kalması, ceza sahasında ortayı karşılayacak yeterli sayının bulunması ve top diğer tarafa geçtiğinde uzak kanadın oyuna katılması gerekir. Bunlardan biri eksik kaldığında genişlik, rakibi açmak yerine topu kalabalığın çevresinde gezdirir.

İkinci yarıda alan değil, çözüm daraldı

Midtjylland teknik heyeti devre arasında Franculino'yu çıkarıp stoper Martin Erlic'i aldı. Bu tercih, ikinci yarının nasıl oynanacağını daha başlamadan anlattı. Rakip hücum tehdidinden vazgeçip ceza sahasını daha kalabalık savunmayı seçti.

Beşiktaş'ın önünde iki temel yol vardı. Birincisi, kenardan son çizgiye inip geriye paslarla savunmanın yüzünü kendi kalesine döndürmekti. İkincisi, ceza sahası dışında Orkun ve çevresindeki oyunculara şut alanı açacak kısa ve hızlı bağlantılar kurmaktı. Teknik direktör Vincenzo Italiano'nun maçtan sonra “ceza sahası dışında daha fazla şut çekebilirdik” demesi, ikinci seçeneğin yeterince kullanılmadığını kabul ediyor.

İtaliano 63. dakikada Milot Rashica ile Semih Kılıçsoy'u oyuna alarak ritmi artırmak istedi. Hamlenin fikri anlaşılırdı: Yorulan savunmaya karşı daha hareketli iki oyuncu, daha sık yön değiştiren hücumlar. Ancak kapanmış bir bloğa karşı hız, yalnız hızlı oyuncu eklemekle oluşmuyor. Topun ayağa geliş süresi, pasın şiddeti ve topsuz koşunun başladığı an da hızın parçası.

Semih'in ceza sahası çevresinde ikinci forvet gibi konumlanması ya da Rashica'nın çizgi ile iç koridor arasında yer değiştirmesi, savunmacıyı karar vermeye zorladığı ölçüde işe yarar. Top her seferinde yerleşmiş savunmanın karşısına yavaş geldiğinde yeni giren oyuncu da aynı duvara çarpar.

Beşiktaş'ın son bölümde Rıdvan Yılmaz ile Salih Özcan'ı çıkarıp Kassoum Ouattara ve Kartal Yılmaz'ı alması enerji tazeleme açısından anlaşılırdı. Fakat maçın ihtiyacı yalnız taze ayak değildi. Ceza sahasında bir oyuncu daha, ters kanatta daha erken konumlanma ve seken topa daha yakın bir orta saha gerekiyordu.

İtaliano'nun “rakip ceza sahasında daha fazla bulunmalı ve şans yaratmalıyız” sözleri bu eksiği doğru yere koyuyor. On kişilik savunmaya karşı topun sizde kalması beklenen durumdur. Ölçü, kaç oyuncuyla ve hangi açıdan ceza sahasına girebildiğinizdir.

Bir pozisyon rövanşın uyarısı

Midtjylland bütün gece kapanmasına rağmen ikinci yarıda bir fırsat buldu; Alexander Nübel'in kurtarışı Beşiktaş'ın üstünlüğünü korudu. Teknik direktörün de özellikle andığı bu pozisyon, 1-0 ile 2-0 arasındaki farkın neden önemli olduğunu gösteriyor. Rakibe tek şans verdiğiniz maçta bile o top gol olabilir. İkinci gol gelmediğinde bir an, bütün iyi kontrolü silebilir.

Beşiktaş'ın olumlu tarafı, rakip 11 kişiyken de hızlı hücum fırsatı vermemesi ve yeni teknik heyetin yalnız 20 günlük çalışmasına rağmen takım boyunu büyük ölçüde korumasıydı. Salih ile Orkun'un merkezdeki varlığı, top kaybı sonrasında Midtjylland'ın doğrudan koşu bulmasını zorlaştırdı. Savunmanın öne çıkma isteği de takımın sürekli kendi kalesine doğru gerilemesini engelledi.

Bu temel küçümsenmemeli. Sezonun ilk resmî maçında bütün hücum alışkanlıklarının hazır olmasını beklemek gerçekçi değil. Oyuncuların fiziksel olarak yüzde yüz olmadığını Italiano da açıkça söyledi. Buna rağmen Avrupa elemesi takvimi gelişmek için uzun süre tanımıyor. Bir hafta sonraki rövanş, “daha hazır olduğumuzda” değil, 30 Temmuz'da oynanacak.

Danimarka'da Midtjylland aynı kadar geride beklemek zorunda değil. Kendi sahasında daha öne çıkabilir, Beşiktaş'a geçiş alanı bırakabilir ve eşleşmenin biçimini değiştirebilir. Bu, siyah-beyazlıların hücumunu bazı anlarda kolaylaştırabilir. Aynı anda top kayıplarını İstanbul'dakinden daha pahalı hale getirir.

1-0 bu yüzden hem iyi bir başlangıç hem eksik bırakılmış bir fırsat. Beşiktaş yeni sezona galibiyetle girdi, gol yemedi ve rövanş öncesi üstünlüğü aldı. Fakat kırmızı kartın sunduğu uzun hücum provasından yalnız bir gol çıkardı.

İstanbul'daki maçın hükmü skordan biraz daha dar: Beşiktaş topu kontrol edecek düzeni kurmuş görünüyor; kapanan savunmayı tekrar tekrar bozacak alışkanlığı henüz kurmuş değil. Rövanşta ilkine güvenebilir. İkincisini bir haftada geliştirmesi gerekecek.

Kaynaklar

Barış Tunca yazılarından devam et

Tüm arşivi aç