Spor / Futbol / Maç Arası

Barış Akyel Tunca

Barış Akyel Tunca

Futbol yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Fenerbahçe Sturm Graz karşısında ilk pası doğru kurmalı

Fenerbahçe-Sturm Graz eşleşmesinde merkez baskısı ve ilk pas kalitesini anlatan yazısız editoryal futbol görseli

Fenerbahçe için Şampiyonlar Ligi takvimi iki ayrı kâğıtta durmuyor. Birinde 5 Ağustos Çarşamba akşamı Kadıköy’de Sturm Graz maçı var. Diğerinde bugün yapılacak play-off kurası, 18/19 ve 25/26 Ağustos tarihlerine açılan kapıyı gösterecek. İkisini birbirinden ayırmak kolay; sahada ayırmak daha zor. Çünkü kura, rakibin adından önce zihnin nereye kayacağını belirler. Fenerbahçe’nin Sturm Graz karşısındaki ilk görevi de burada başlıyor: oyunu gelecek turun gölgesine değil, ilk pasın kalitesine bağlamak.

Bu eşleşme “favori kim?” başlığına sıkıştırıldığında Fenerbahçe’nin asıl imtihanı kayboluyor. UEFA’nın üçüncü eleme turu sayfasında Fenerbahçe-Sturm Graz ilk maçı 5 Ağustos’ta Şükrü Saracoğlu’nda, rövanş 11 Ağustos’ta Graz’da görünüyor. Sturm Graz’ın turnuva profili de hafife alınacak bir bekleme oyunu anlatmıyor; UEFA takım sayfasında iki maçta altı gol, gol yememe ve düşük kart sayısı var. Bu, en azından eleme ritmine hazır, geçişleri cezalandırabilen ve paniğe erken düşmeyen bir rakip demek.

İlk maçın merkezi savunma değil yerleşim

Kadıköy’deki ilk maçta Fenerbahçe’nin savunma güvenliği yalnız stoperlerin koşu mesafesiyle ölçülmeyecek. Daha belirleyici olan, top kaybından önceki yerleşim olacak. Eğer iki bek aynı anda çizgiye çok erken basar, merkezdeki altı numara da topun gerisinde tek kalırsa Sturm Graz’ın en sevdiği alan davet edilir: ilk presi kıran dik pasın arkası. Bu tip maçlarda tribün topun hızlı ileri gitmesini ister; haklıdır da. Fakat hızlı oynamak, orta sahayı boşaltarak oynamak değildir.

Fenerbahçe’nin en temiz hücumları muhtemelen üçüncü bölgeye kalabalık koşuyla değil, ikinci bölgede rakibi yanlış yöne çevirerek gelecektir. Sağ iç oyuncunun topu alırken yüzünü oyuna dönebilmesi, sol kenardaki genişliğin aynı anda korunması, santrforun da stoperlerden birini öne çekmesi gerekir. Bunlardan biri eksildiğinde hücum tek çizgiye iner. Tek çizgide kalan atak, Avrupa elemesinde ya kötü ortayla biter ya da rakibe açık alanda ilk koşuyu verir.

Burada kenar oyuncularının topu hangi ayakla aldığı bile önem kazanır. Çizgiye basan oyuncu her seferinde içeri kat etmeye çalışırsa Sturm Graz beki ve yakın orta saha oyuncusu aynı anda daralabilir. Birkaç hücumda dıştan devam etmek, rakibin omzunu kendi kalesine çevirmek ve ceza sahası çizgisinde ikinci koşuyu beklemek Fenerbahçe’nin temposunu düşürmez; tersine hücumu daha okunmaz hale getirir.

Sturm Graz’ın sayısı değil mesafesi önemli

Sturm Graz’ın altı gol atmış olması Fenerbahçe’ye “savunmaya çekil” demiyor; daha dikkatli yerleşimle hücum et diyor. İki şey farklıdır. Birincisi, top rakipteyken kaleyi kalabalıklaştırmak. İkincisi, top sendeyken kaybı nerede yaşayacağını önceden ayarlamak. Fenerbahçe için değerli olan ikinci cümledir.

Bu yüzden ilk yarım saat özel önem taşıyor. Fenerbahçe erken baskıyla rakibi geriye itebilir, ama o baskının içinde sabır da olmalı. Ceza sahasına ilk beş dakikada iki orta indirmek tribünü yükseltir; Sturm Graz savunmasını çözer mi, orası belirsiz. Daha kalıcı baskı, rakibin ön ikilisini yana koşturup merkezdeki bağlantıyı geç kurmasına zorlamaktan geçer. Bir bek çizgide beklerken diğer bek iç koridora yaklaşabilir; kanat oyuncusu topu ayağına istemek yerine savunma arkasını tehdit edebilir. Bunlar küçük tercihler gibi görünür, fakat iki ayaklı elemede maçın nabzını onlar tutar.

Hakem ataması bile bu akışı etkiler. Fenerbahçe kulübü, Sturm Graz maçını Chris Kavanagh’ın yöneteceğini duyurdu. İngiliz hakemlerin temas toleransı her maçta aynı işlemez; yine de Fenerbahçe’nin oyunu sürekli itirazla bölmemesi, ikinci toplara dönüş hızını koruması gerekir. Avrupa elemesinde kaybolan beş saniye bazen bir savunma koşusuna, bazen gereksiz karta dönüşür.

Kura haberi planı büyütür, maçı küçültmemeli

Bugünkü play-off kurası Fenerbahçe’nin ufkunu büyütecek. UEFA, play-off turunda ilk maçların 18/19 Ağustos’ta, rövanşların 25/26 Ağustos’ta oynanacağını ve kazananların lig aşamasına geçeceğini duyurdu. Bu bilgi değerlidir; kadro planı, dakika yönetimi, deplasman hazırlığı, hatta rakip izleme ekibinin iş bölümü buna göre şekillenir. Ama teknik ekip için kötü tuzak da buradadır. Bir sonraki turu erken düşünmek, bu turun ilk maçında gereğinden fazla kontrollü davranmaya dönüşürse Fenerbahçe kendi avantajını küçültür.

Sturm Graz karşısında mesele büyük cümleler kurmak değil. İlk pası temiz çıkarmak, top kaybından önce iki oyuncuyu geride bırakmak, kenara inildiğinde ceza sahasına geliş sayısını rastgele artırmamak, rakibin ikinci topunu merkeze değil çizgiye yönlendirmek. Bunlar kulağa basit gelir; zaten iyi Avrupa geceleri çoğu zaman basit görevlerin aksatılmadığı gecelerdir.

Fenerbahçe’nin elindeki seyirci avantajı, yüksek tempo için güçlü bir kaynak. Fakat tempo, telaşla aynı şey değil. Kura günü aklı büyütür; sahadaki ilk görev ise oyunu küçültüp doğru parçaya bakmaktır. Çarşamba akşamı Fenerbahçe’nin ihtiyacı olan şey, gelecek turun ihtimaline kapılmadan Sturm Graz’ın ilk boşluğunu sabırla açmak ve kendi kaybını kendi eliyle tehlikeye çevirmemek olacak.

Barış Akyel Tunca yazılarından devam et

Tüm arşivi aç