Denizden çıkıp güneşe yürürken saçımızın parmakların arasından eskisi gibi kaymadığını fark ederiz. Islakken ağırlaşan teller, kurumaya başladıkça birbirine takılır; bazı saçlarda bu his belirgin bir sertliğe dönüşür. Bunun tek bir sebebi yoktur, fakat ilk sırada deniz suyunun içindeki çözünmüş tuzlar vardır.
Deniz suyu yalnızca su değildir. NOAA, okyanuslarda ortalama tuzluluğun yaklaşık binde 35 olduğunu, yani kütlenin kabaca yüzde 3,5'inin çözünmüş tuzlardan oluştuğunu belirtiyor. Saçımız ıslakken bu su telin yüzeyine yayılır. Su buharlaştığında ise suyla birlikte uçup gitmeyen tuzlar saçın üzerinde kalır. Çok küçük kalıntılar bile tellerin birbirinin üzerinden düzgünce kaymasını zorlaştırabilir.
Bir de saçın ıslak hâli var. Saçın dış tabakası, çatıda üst üste duran kiremitler gibi birbirini örten kütikül hücrelerinden oluşur. Araştırmalar, su alan bu hücrelerin yayılabildiğini ve saç telinin biçiminde değişiklik oluştuğunu gösteriyor. Bu, “saç bozuldu” demek değildir; ıslakken yüzeyin ve sürtünmenin değişmesi demektir. Teller kururken tuz kalıntılarıyla beraber daha kuru, daha pürüzlü ve daha kolay dolaşan bir his bırakabilir.
Güneşin payı, havuzun farkı
Plajda saçın hızlı kuruması da bu hissi görünür kılar. Deniz suyunun suyu uçarken geride tuz kalır; rüzgâr ve güneş bu süreci hızlandırır. Tuz, saçın bütün sertliğini tek başına açıklamaz ama ıslak telin yüzeyindeki değişimle birleştiğinde saçın “çıtır” veya samanımsı hissedilmesine katkıda bulunur.
Havuzda yaşanan kuruluk ise aynı hikâye değildir. Klor, havuzu mikroplardan korumak için kullanılır; Cleveland Clinic'in dermatoloji açıklamasına göre saçtaki doğal yağların azalmasına ve kuruluk hissine yol açabilir. Bu nedenle denizden çıkınca kalan tuzla havuzdan sonra hissedilen klorlu su etkisini birbirine karıştırmamak gerekir.
Bunun için karmaşık bir uygulamaya gerek yok. Sudan çıktıktan sonra saçınızı tatlı suyla durulamak, yüzeyde kalan tuzun önemli bir bölümünü uzaklaştırır. Saçı ıslakken sertçe taramak yerine nazikçe açmak da sürtünmeyi azaltır. Yüzme öncesi saçın tatlı suyla ıslatılması, telin ilk anda daha az deniz veya havuz suyu emmesine yardımcı olabilir; bu, tuzlu suya karşı görünmez bir kalkan değildir.
Denizden sonra saçın sertleşmesi bize küçük bir yüzey dersi verir: Bir madde suyun içinde çözünmüşken görünmez olabilir, su uçunca geride kalabilir. Parmaklarımızın hissettiği de çoğu zaman bu kalıntının, ıslak saç yüzeyinin ve kuruyan havanın ortak sonucudur.
Kaynaklar
NOAA Ocean Service, Why is the Ocean Salty?
Journal of Investigative Dermatology, Atomic Force Microscopy of Human Hair Cuticles
Cleveland Clinic, Can Pool Water Really Dry Out Skin and Hair?