Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yürüyüşte güvenli adım zeminden gelen bilgiyi izler

Yürüyüşte güvenli adım zeminden gelen bilgiyi izler

Bir kaldırımdan parkeye, oradan ince çakıllı bir yola geçtiğinizde adımınızın değiştiğini fark edersiniz. Bazen adım kısalır, bazen ayak yere daha dikkatli konur. Bu yalnızca gözün gördüğü bir tedbir değildir. Ayağın altındaki dokular, eklemler ve kaslar zeminin nasıl hissettirdiğini birlikte bildirir; beyin de bir sonraki adımın genişliğini, hızını ve basıncını buna göre ayarlar.

Ayağın altı sessiz bir bilgi kaynağıdır

Ayak tabanı, yürürken yere değen ilk ve en sürekli yüzeyimizdir. Buradaki dokunma alıcıları temasın nerede oluştuğu, yükün ayağa nasıl yayıldığı ve ayağın zeminle ne kadar kararlı buluştuğu hakkında sinir sistemine bilgi taşır. 2023 tarihli bir çalışmada gündelik durma, merdiven, eğim, koşu ve çakıl üzerinde yürüme gibi görevlerde ayak tabanındaki basınç örüntülerinin aynı kalmadığı gösterildi.

Bu bilgi tek başına çalışmaz. Ayak bileği, diz ve kalçadaki konum duyusu bacağın hangi açıda olduğunu bildirir; göz de ilerideki yüzeyin pürüzünü, eğimini ve ıslaklığını seçer. 2025 tarihli bir sistematik derleme, ayak tabanına verilen duyusal uyarının denge ve yürüyüşteki kas yanıtlarını etkileyebildiğini, fakat etkinin görevin karmaşıklığına ve uyarının nereye verildiğine göre değiştiğini bildirdi. Buradan “şu ayakkabı herkese denge sağlar” sonucu çıkmaz. Araştırmanın gösterdiği, ayak tabanından gelen duyusal bilginin yürüyüşteki kas yanıtlarına katkısının görev ve yüzeye göre değiştiğidir.

Zemin değişince hız da değişir

Düz, kuru bir kaldırımda otomatikleşen yürüyüş; parke taşında, çimde veya ıslak zeminde aynı hızla sürmez. Ayak yere daha yakın ve daha kontrollü basabilir. Adım aralığı daralabilir. Baş, zemini görmek için kısa süreliğine aşağı dönebilir. Bunlar beceriksizlik değil, çevreden gelen yeni bilgiyi işleme biçimleridir.

Gündelik hayatta işe yarayan küçük karar da burada başlar: Zeminin değiştiğini fark ettiğinizde hızınızı korumak zorunda değilsiniz. Görüş alanını telefondan kaldırmak, ayağın basacağı yeri seçmek, tutunulabilecek bir korkuluğu kullanmak ve ıslak ya da gevşek yüzeyde adımı küçültmek güvenliği artıran basit kararlardır. Bunu bir “denge testi”ne çevirmeye gerek yok; zemine göre hızı ve adımı değiştirmek yeterlidir.

Evde gözler kapalı, yastık üzerinde veya kaygan zeminde deneme yapmak da bu yazının önerisi değil. Duyusal sistemlerin nasıl çalıştığını anlamak için riskli bir deney gerekmez. Güvenli bir zeminde yürürken ayakların, gözlerin ve eklemlerin farklı yüzeylere nasıl yanıt verdiğini fark etmek yeterlidir.

Ayakta ya da yürürken belirgin ağrı, uyuşma, his kaybı, yeni şişlik, üzerine basamama veya giderek artan dengesizlik varsa bunu yalnızca “zemine alışamamak” diye yorumlamayın. Bu belirtiler gözlem sınırını aşar; özellikle yeni başladıysa sağlık profesyonelinin değerlendirmesi gerekir.

Kaynaklar: Journal of Electromyography and Kinesiology sistematik derlemesi, Royal Society Open Science çalışması, NHS denge egzersizleri rehberi, Leicester Partnership NHS Trust ayak ve ayak bileği ağrısı rehberi

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç