Spor / Oyunun Ufku

Selim Atlas Erdem

Selim Atlas Erdem

Spor kültürü ve fikir yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Kuraklık parkuru değiştirince kano üniversite şehrini anlattı

Szeged’de yazısız kano sprinti ve üniversite sporcuları

Szeged’de 17–20 Ağustos arasında düzenlenen FISU Dünya Üniversiteler Kano Şampiyonası’nın hikâyesi yalnızca finiş çizgisinde başlamıyor. Organizasyonun önce Sukoró’daki Katalin Kovács Ulusal Kayak-Kano Akademisi’nde yapılması planlanmıştı; Velence Gölü’ndeki kuraklık ve düşen su seviyesi güvenli yarış koşullarını bozunca parkur, Macaristan’ın güneyindeki Szeged’de bulunan Maty-ér Regatta Parkuru’na taşındı. Bu değişiklik, yarış takvimindeki yer bilgisini güvenlik ve operasyon kararına dönüştürdü.

Kano sprintinde birkaç yüz metre, dışarıdan bakıldığında düz bir hatta verilen kısa bir hız mücadelesidir. K1, K2 ve K4 sınıflarında 200, 500 ve 1000 metrelik yarışlar; kanocunun gövde dönüşünü, küreğin suya giriş açısını ve teknenin çizgisini aynı anda korumasını ister. K2 ve K4’te mesele iki ya da dört kişinin güçlü çekmesiyle bitmez. Teknenin salınımı, ritim farkını büyütür; bir sporcunun geciken hamlesi diğerinin kuvvetini de boşa çıkarabilir. Bu koşullar değiştiğinde teknenin hızı, sporcuların ritmi ve kulvarlar arasındaki karşılaştırma da değişir; parkur standardı bu yüzden derecenin hesabına doğrudan girer.

Maty-ér’in seçilmesi burada anlam kazanıyor. Szeged, FISU’nun takviminde rastgele bir yedek şehir değil; uzun süredir büyük kano organizasyonlarına ev sahipliği yapan, bu alanda tanınan bir yarış merkezi. Şehrin ev sahibi kurulunun açıklamasında da kararın, sporcuların güvenliği ve yüksek nitelikli yarış koşulları gözetilerek alındığı belirtiliyor. Bir tesisin ününü yalnız tribün kapasitesiyle değil, suyun ölçülebilir ve yönetilebilir olmasıyla kazanması, salon ve stadyum merkezli spor bakışını biraz düzeltir.

Şampiyona programı bu sporu tek bir beden tipine de indirgemiyor. Kadınlar ve erkeklerde kayak ve kano sınıflarının farklı mesafeleri, K1’den K4’e uzanan ekip ölçekleri, karışık 500 metre yarışları ve portajlı 5000 metre bayrak formatı bulunuyor. Portaj, teknenin su dışında taşındığı bölüm. Burada yarışçı yalnızca kürek çekmiyor; tekneyi kaldırıyor, kısa kara geçişinde hızını ve takımın sırasını koruyor, sonra yeniden suya dönüyor. Teknik beceri ile lojistik düzen aynı hareketin içine giriyor.

Bu ayrıntı üniversite sporunun sık anlatılmayan tarafını gösteriyor. FISU, dünya üniversite şampiyonalarını 167 ülkeyi ve 60’tan fazla sporu kapsayan bir ağın parçası olarak yürütüyor. Szeged’deki organizasyon otuzdan fazla ülkeden öğrenci sporcu bekliyor. Bu, olimpik sporların geleceği için yalnızca genç yetenek havuzu demek değil. Üniversite, federasyon, gönüllü, antrenman parkuru, ulaşım ve konaklama birbirine değmeden böyle bir yarış kurulamaz. Sporcunun dört günlük programı, parkurun hazırlanması, gönüllülerin yerleştirilmesi, ulaşım ve konaklamanın işletilmesiyle mümkün oluyor; yarış takvimi bu hazırlığın yalnızca görünen kısmı.

Szeged’in suyla ilişkisi de bu tabloyu tamamlıyor. Kent, Tisza Nehri’nin kıyısında ve iki yakaya yayılan bir üniversite şehri. 1879’daki büyük selin ardından inşa edilen Fogadalmi Kilisesi, kentin suyla yaşadığı tarihsel gerilimin simgelerinden biri olarak anlatılıyor. Bugün Maty-ér’de güvenli ve düzenli su arayan şampiyona, aynı coğrafyada suyun hem tehdit hem de spor altyapısı olabildiğini hatırlatıyor. Kuraklık bir gölü yarış dışına ittiğinde Maty-ér’in hazır bir yarış mekânı olarak devreye girmesi, sporcuların güvenliğini koruyup takvimi sürdürebilmek için gereken operasyonu sağlıyor.

Bu yüzden Szeged’deki yarışları yalnız sonuç tablosuyla okumak eksik kalır. Öğrenci sporcuların dereceleri elbette yarışın adil ölçüsüdür; fakat adaletin gerçekleşmesi için önce aynı su koşullarına, güvenli bir parkura ve işleyecek bir organizasyon zincirine ihtiyaç vardır. Madalya, bu zincirin görünen son halkasıdır. Szeged örneğinde görünen şey, su seviyesi değiştiğinde organizasyonun başka bir parkura taşınabilmesi ve yarışmacıların programının korunabilmesi; bu kararın değeri sonuç tablosunun yanında burada da ölçülüyor.

Selim Atlas Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç