Gezdiren için yapay zekâ ile üretildi.
Mert Ramazan Demir’in adı bir yapımın önüne geçebiliyor; Metruk Adam ise onu tam tersine, geçmişi ağır bir Baran’ın içine yerleştiriyor. Netflix’in 22 Ağustos’ta yayımladığı filmde Baran, kardeşinin işlediği suçun cezasını çekip hapisten çıktıktan sonra bir tamirhane açarak hayatını yeniden kurmaya çalışıyor. Çağrı Vila Lostuvalı’nın yönettiği, Deniz Madanoğlu ile Murat Uyurkulak’ın yazdığı film için Netflix’in kendi tanımı da “ikinci şans”, aile bağları ve affetme çizgisinde duruyor.
Burada ilgimi çeken, Demir’in yıldızlığının hikâyeyi parlatmak yerine hikâyenin yükünü taşımak zorunda kalması. Seyirci onu yalnızca ekrandaki gençlik ve romantizm imgesiyle karşılamıyor; suçun başkasından gelip kişinin hayatını yıllarca düzenlemesi gibi daha sert bir zeminde görüyor. Bu rolün filmin iyi olup olmadığını tek başına göstermesi mümkün değil. Filmi izlemeden başarı kararı vermem; tanıtımda ise Baran’ın hapisten çıkınca her şeyin geride kaldığı bir rahatlığa kavuşmadığı, tamirhane kurma ve ailesinin kazasıyla yeniden uğraşmak zorunda kaldığı anlatılıyor.
Metruk Adam’ın asıl sınavı da burada. Netflix yerli içerikleri çoğu zaman tanıdık yüzle hızlı bir yakınlık kurarak dolaşıma sokuyor. Bu kez tanıdık yüzün karşısında, Baran’ın iş bulması, bir tamirhane açması ve aileyle yeniden temas kurması gibi gündelik ama ağır işler var. Demir’in performansı bu ayrıntıları taşıyabiliyorsa film, oyuncunun şöhretini öne sürmek yerine karakterin yaşadığı sıkışmayı seyrettirebilir. Onu da ilk izleyişte görürüz.