Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

İlk adım öndeki ayakla başlamaz

Yaya geçidinde ilk adımını atan kişinin ayakkabıları ve gövdesini gösteren yazısız editoryal görsel

Işık yeşile döndüğünde ya da bir dükkânın önünde beklerken yürümeye karar verdiğimizde, ilk işin öndeki ayağı kaldırmak olduğu sanılır. Oysa ayak yerden ayrılmadan hemen önce beden çok daha küçük bir hazırlık yapar: ağırlık bir ayağa doğru toplanır, gövde biraz öne taşınır ve diğer ayak ancak bu değişen denge içinden serbest kalır.

2025’te yayımlanan bir çalışma, yürüyüşe başlama ile yalnız yerinde bir adım atmayı karşılaştırdı. Araştırmacılar, yürüyüşe geçerken basınç merkezinin daha belirgin biçimde geriye kaydığını ve gövdenin ileri hızını daha erken düzenlediğini ölçtü. Çalışma, hareketin varacağı yerin daha ilk adım öncesinde hesaba katıldığını düşündürüyor. Bu, 13 genç yetişkinle yapılmış laboratuvar araştırmasıdır; kaldırımda herkesin aynı sıra ve büyüklükte hareket ettiği anlamına gelmez.

Bu küçük geriye kayma ilk bakışta ters gelebilir. Fakat yürümek, öne uzanmış bir bacağı gövdenin peşine takmak değildir. Bir ayağın boşalması için ötekinin zemine daha çok güvenmesi gerekir. Ayak tabanı zeminden basınç bilgisi alırken pelvis gövdenin yönünü değiştirir; göğüs kafesi ve kollar da bu geçişe sessizce katılır. İlk adımın içindeki iş, tek bir kasın ya da tek bir eklemin üzerine yazılamaz.

Farklı yaşlardan 157 kişinin katıldığı bir çalışma da yürüyüşe başlamadan önce görülen hazırlığın tek biçimli olmadığını gösteriyor. Araştırmada bazı denemelerde bu hazırlığın bileşenlerinden en az biri görünmüyordu; yine de katılımcılar yürüyebiliyordu. Bu bulgu, ilk adım için herkesin uygulaması gereken gizli bir teknik aramayı anlamsızlaştırıyor. Bedenin çözdüğü görev, o anki hız, yön, ayakkabı, zemin ve dikkatle birlikte değişiyor.

Yine de gündelik hayatta fark edilebilecek bir ayrım var. Durduktan sonra yürümek ağır geliyorsa, sorun her zaman bacağın “geç açılması” olmayabilir. Bir elde poşet, karşıda yaklaşan biri, kapının eşiği ya da acele hissi, daha adım atılmadan önce ağırlığın nereye gideceğini değiştirir. Bazen ilk adımın kısa kalması ya da ikinci adımda ritmin bulunması, bedenin bu bilgileri aynı anda yerleştirmesidir.

Bu yüzden dururken kendimize tek bir doğru başlangıç emretmek yerine, bir sonraki kalkışta ayağın mı önce gittiğine, yoksa gövdenin ağırlığını hangi ayağa bıraktığına bakmak daha açıklayıcıdır. Yeni başlayan ya da artan dengesizlik, düşme, ağrı veya travma sonrası zorlanma varsa bunu sıradan bir geçiş saymamak ve değerlendirme almak gerekir. Bunun dışındaki sıradan bekleyişlerde, ilk adımda öndeki ayaktan önce ağırlığın hangi ayağa yerleştiğini izlemek yeterlidir.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç