Marketten çıkınca eldeki poşet, yürüyüşe sonradan eklenen küçük bir ayrıntı gibi görünür. Oysa bir el tutmaya ayrıldığında, o kolun yürüyüşteki salınımı da değişir. Serbest kalan kol, gövde ve karşı ayak bu değişikliğin yanında kendi paylarını yeniden düzenler. Burada görülecek şey, poşetin hangi elde olduğu kadar, yük taşınırken hareketin tek bir uzva bırakılmamasıdır.
Asimetrik yükle yürümeyi inceleyen deney, omuzda tek tarafta taşınan çantaların, yüklenen taraftaki uyluk–bacak ve bacak–ayak eşgüdümünü iki omuzdaki eşit yükten farklılaştırdığını bildirdi. Bu sonuç herkese tek bir taşıma biçimi yazmaz; kontrollü koşullarda 25 üniversite öğrencisinin yürüyüşünü anlatır. Yine de yürüyüşün, ağırlığı yalnız omuzda ya da elde duran nesne olarak bırakmadığını gösterir: ayak yere basarken kalça, pelvis ve gövde o anki yükü de hesaba katar.
Poşet eldeyken serbest kolu tamamen unutmak da bu resmi eksiltir. Nesne taşırken kolun tutma göreviyle dengeye katkısı arasında bir iş bölümü kurulduğunu gösteren bir hareket çalışması, taşımanın omuzlar ve kalçalar arasındaki eşgüdümü değiştirebildiğini buldu. Bu araştırma yürümeyi yeni öğrenen çocuklarla yapılmıştı; yetişkin yürüyüşüne doğrudan taşınamaz. Fakat işlev ayrımını açık seçik gösteriyor: bir kol nesneyi sabit tutarken, bütün beden eski salınım düzenini aynen sürdürmek zorunda değildir.
Bu yüzden poşetle yürürken görünen tek taraflılık, bedenin bozulduğu anlamına gelmez. Birkaç adımda yükün yönü, poşetin gövdeye uzaklığı, zemin ve dönüş ihtiyacı değiştikçe beden de küçük ayarlar yapar. Aynı poşet kapının koluna uzanırken başka bir düzen ister; çünkü bu kez tutan el, bakış ve gövdenin yönü de kapının açılacağı boşlukla anlaşmak zorundadır.
Gündelik yükleri taşımak için kusursuz bir poz aramak yerine, bir el doluyken öteki kolun, pelvisin ve ayakların daha az görünür işini fark etmek daha yerinde. Ağrı, uyuşma, belirgin güç kaybı ya da düşme gibi bir belirti eşlik ediyorsa bu küçük hareket gözlemi değerlendirme yerine geçmez.