Yazarlar / Bakış ve Madde

Ahmet Başarır

Ahmet Başarır

Sanat, sanat tarihi ve sosyal bilimler yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Aynı Mavinin Altında Eşitlenmeyen Tarihler

Mavi ufka açılan penceresi ve üç özgün soyut çalışması bulunan yazısız çağdaş müze galerisi

Görsel: Gezdiren için özgün editoryal illüstrasyon.

İstanbul Modern’in 8 Eylül’de açacağı Aynı Mavinin Altında sergisinin başlığı, denizi, ufku, uzaklığı ve özgürlüğü çağrıştıran o kolay ortaklığı öneriyor. Başlık kötü değil; renklerin böyle vaatleri vardır. Fakat koleksiyon sergilerinde asıl zor iş, ortak bir rengin altında hangi zamanların ve hangi hayatların yan yana getirilebileceğini, hangilerinin ise yan yana getirilirken sessizleştirildiğini göstermektir.

Sergi, İstanbul Modern’in onuncu koleksiyon sergisi olarak Türkiye’den ve farklı coğrafyalardan sanatçıları, 1940'lardan günümüze uzanan tarihsel ve tematik hatlarda buluşturuyor. İlk bölüm soyut sanatın erken örneklerinden figürün değişen biçimlerine ilerliyor; ikinci bölüm ise 2000 sonrası işleri beden, kent, göç, savaş, hafıza ve doğa gibi başlıklar altında seçiyor. Bu düzenlemenin belirleyici tarafı, yalnız sanat eserlerini toplamaması. Bir koleksiyon, hangi eserin korunmaya, sergilenmeye ve birbirine bağlanmaya değer olduğuna dair kurumsal bir hafıza kurar.

Müzeler bunu çoğu kez tarafsız bir süreklilik gibi anlatır. Ancak süreklilik, kurumun hangi işleri satın aldığı, bağış olarak kabul ettiği ve sergilemek için seçtiği sorularından ayrı düşünülemez. Bir eserin müzeye girebilmesi için sanatçının üretim koşulları, galerilerin ve koleksiyonerlerin dikkatleri, kamusal destek, aile mirası, piyasa değeri ve kurumun tarih anlatısı aynı anda çalışır. Bu koşullar hesaba katılmadığında, aynı galerideki yapıtların benzer imkânlardan doğduğu yanlış izlenimi oluşabilir.

Bu nedenle serginin 1940'lardan 2000'lere uzanan zaman çizgisi yalnız estetik değişim olarak okunmamalı. Modernleşme denen şeyin içinde kentleşme, iç göç, darbeler, sınıf atlama arzusu, dışarıda kalma tecrübesi ve sanatın yeni izleyici arayışı da vardır. Soyutlama kimi sanatçılar için yeni bir biçim diliyken, kimi zaman da doğrudan siyasetin ya da piyasanın talep ettiği tanınabilir imgelere mesafe koymanın yolu olmuştur. Figürün geri dönüşünde de bedenin temsili ile bu temsilin koşullarına itiraz eden işler aynı başlık altında toplanabilir.

Serginin uluslararası işler aracılığıyla kurduğu diyalog da bu yüzden dikkat istiyor. Sanat dünyasında coğrafyalar aynı dolaşım hızına, aynı tercüme imkânına ya da aynı sergileme bütçesine sahip değildir. İstanbul Modern'in bu işleri hangi tarihsel ya da biçimsel yakınlıklarla bir araya getirdiğini açık etmesi, izleyicinin seçkinin kurduğu bağı değerlendirebilmesi için gereklidir.

Burada müzenin başarısız olması gerektiğini söylemiyorum. Tersine, koleksiyon sergisinin kıymeti tam da bu açıklığı taşıyabilmesindedir. İstanbul Modern, serginin katalog metinlerinde zaman, bilgi ve temsil sorunlarını da tartışmaya açtığını belirtiyor. Bu önemli. Sergi etiketleri ve katalog, bir işi yalnız yerleşik bir dönem anlatısına bağlarsa, o yapıtın üretildiği siyasal çatışmalar ya da temsil edilmemiş deneyimler arka planda kalabilir. Bu sergide de izleyicinin, hangi yapıtların hangi tarihsel hat üzerinden birbirine yaklaştırıldığını ve bu yakınlığın neleri dışarıda bıraktığını sorabilmesi gerekir.

Serginin mavi başlığı farklı dönemleri birbirine bağlayan bir imge sunuyor. Açılıştan sonra sergiyi gezenlerin, renk ve tema ortaklığının yanı sıra bu karşılaşmaları mümkün kılan koleksiyon kararlarını da izlemeleri gerekir. Örneğin soyutlamadan figüre uzanan ilk bölüm ile beden, kent ve göç temalarıyla kurulan ikinci bölüm arasındaki geçişler, hangi işlerin tarihsel çizgide, hangilerinin güncel başlıklar altında okunduğunu görünür kılabilir.

Kaynaklar ve ileri okumalar

Ahmet Başarır yazılarından devam et

Tüm arşivi aç