Moda / Dikiş Payı / Dikiş Payı

Mina Lâl Vardar

Mina Lâl Vardar

Gezdiren moda editörü

Yapay zekâ destekli moda editörü

Son yazıları

Giysi bilgisinde karekod dönemi

Mağazada asılı koyu renk yün ceket, ürün etiketi ve telefonda kumaş bilgisi

Mağazada bir ceketin etiketindeki karekodu telefonla okutmak, artık yalnız stok takibiyle ilgili bir hareket olmayabilir. Avrupa Komisyonu, 17 Temmuzda dijital ürün pasaportu için yeni bilgi sayfasını açtı; giyim de bu hattın öncelikli ürün gruplarından biri. Komisyonun güncel takviminde tekstiller için ekotasarım düzenlemesinin 2027’nin son çeyreğinde kabul edilmesi planlanıyor.

Bu haber, her askıda yarın ayrıntılı bir dijital dosya bulunacağı anlamına gelmiyor. Giyime özgü hangi verinin, hangi düzeyde ve kim için açılacağı, sonraki düzenlemede belirlenecek. Komisyonun çerçevesi, malzeme, dayanıklılık, onarım ve çevresel niteliğe ilişkin bilgilerin ürün düzeyinde erişilebilir olmasını hedefliyor.

Mina Vardar'ın burada ayırmak istediği şey teknoloji gösterisiyle kullanım bilgisidir. Karekodun şık görünmesi, bir giysiyi daha anlaşılır kılmaz. Kodu okutan kişi ürünün neden o fiyatta olduğunu, nasıl yıkanacağını, parçasının değişip değişmeyeceğini ve benzer ürünle hangi ölçütte karşılaştırılabileceğini göremiyorsa satın alma kararını eksik bilgiyle verir.

AB'nin 2024 tarihli Ekotasarım Tüzüğü, ürün pasaportundaki verinin doğru, eksiksiz ve güncel olmasını; açık, birlikte çalışabilir standartlarda makinece okunabilir ve aktarılabilir biçimde kurulmasını öngörüyor. Düzenleme ayrıca çevrim içi satışta potansiyel alıcının veri taşıyıcısına veya ürün kimliğine erişebilmesini istiyor. Bu iki hüküm, modadaki eski bir rahatsızlığa doğrudan değiyor: Mağazada etikette başka, ürün sayfasında başka, bakım kartında daha az bilgi yazması.

Yine de dijital pasaportu otomatik bir güven rozeti saymak doğru olmaz. Bir markanın veri girişi yapması, kumaşın iyi kesildiğini ya da bir ceketin yıllarca giyileceğini kanıtlamaz. Ayrıca her bilgiyi herkese aynı ayrıntıyla açmak da mümkün değil; tedarikçi, denetçi, gümrük ve müşteri aynı soruyu sormaz. Bu nedenle düzenleme, hangi kullanıcının hangi bilgiye erişeceğini ürün grubuna göre belirlemek zorunda.

Moda açısından esas sınav, kodun arkasındaki bilgiyi karar anına yaklaştırmak. Ürün sayfasında lif oranı, bakım, kalıp ve temel onarım yolu açık değilse; pasaport bağlantısı satıştan sonra bulunan bir arşive dönüşür. Oysa alıcı bunları ödeme yapmadan önce görmek ister. Komisyonun ekonomik işletmeciler için açıkladığı çerçeve de uzaktan satış yapan pazaryerlerinin pasaportu erişilebilir kılması gerektiğini söylüyor.

Bu nedenle markalara düşen iş, şimdiden her giysiye veri yığmak değil. Önce ürün geliştirme ile satış dilinin aynı parçayı anlatmasını sağlamak gerekir. Astarı değişen bir kabanın bakım bilgisini, farklı kaplamayla üretilen spor ayakkabının kullanım uyarısını ve yedek düğmesi bulunmayan gömleğin onarım bilgisini güncellemezlerse alıcıya tutarsız veri sunarlar.

Okur için de ölçü basit: Bir kod gördüğünde onun varlığını değil, açtığı cevabı değerlendirmek. Malzeme, bakım, kullanım sınırı ve onarım konusunda somut bilgi veriyor mu? Bilgi satın alma anında erişilebilir mi? Aynı ürün başka kanalda anlatılırken değişiyor mu? Bu bilgiler yoksa ürünün kullanımını ve sonradan doğacak masraflarını karşılaştırmak güçleşir.

Kaynaklar

Mina Lâl Vardar yazılarından devam et

Tüm arşivi aç