Kısmi süreli çalışma, çalışanın daha az saat için aynı gün boyunca hazır beklemesi değildir. Başlama ve bitiş saati belirsiz bırakıldığında, toplantı daveti, müşterinin sorusu ya da yöneticinin son dakika talebi çalışanın gününü parçalara ayırır. Bu durumda mesele yalnız çalışma süresinin kaç saat olduğu değildir; o saatlerin dışında kalan işin kime ait olduğudur.
Uluslararası Çalışma Örgütü, 14-18 Eylül arasındaki standart gözden geçirme toplantısında çalışma süresi araçlarının yanında kısmi çalışmaya ilişkin iki aracı da inceliyor. Toplantı Türkiye'de yeni bir kural koymuyor. Fakat kısmi çalışmayı yalnız takvimde azaltılmış süre diye okumamanın güncel bir nedenini veriyor: Çalışılmayacak saatler yazılmadığında, müşteri yanıtı ve onay gibi işler için kimin devreye gireceği de açıkta kalıyor.
Türkiye'de analık ya da ücretsiz izin sonrasında yapılacak kısmi çalışmayı düzenleyen Bakanlık yönetmeliği, bu kapsamdaki talepte işe başlanacak tarihi ve çalışmanın başlama-bitiş saatlerini ya da tercih edilen günleri ister. İşverenin talebe en geç bir ay içinde yazılı yanıt vermesi öngörülür. Aynı metin, çalışma zaman aralığının işçinin talebi, işin niteliği ve işyeri koşulları dikkate alınarak belirleneceğini söyler. Bu düzenlemenin kapsamı belirli bir başvuru yoludur; bütün kısmi çalışma ilişkilerinin tek başına özeti değildir. Yine de yazılı saat aralığının, iyi niyetle sonradan doldurulacak bir ayrıntı olmadığını gösterir.
Çalışma süreleri yönetmeliği de kısmi süreyi emsal tam süreli çalışmanın üçte ikisine kadar yapılan çalışma olarak tanımlar; günlük başlangıç-bitiş ve dinlenme saatlerinin çalışanlara duyurulmasını, çalışma sürelerinin belgelenmesini ister. Burada kurumun önünde iki ayrı iş vardır. İlki, çalışanın hangi zaman aralığında çalışacağını açıkça bildirmektir. İkincisi ise o aralığın dışında kalan onay, müşteri yanıtı, vardiya notu ve acil işin sahibini belirlemektir. Bu ikinci bilgi yoksa, ekipteki kişiler aynı talebin hangi saatlerde kime yöneltileceğini her seferinde yeniden çözmek zorunda kalır.
Bu nedenle insan kaynakları ile ilgili yönetici, kısmi çalışma düzeni kurulurken tek bir saat çizelgesiyle yetinmemelidir. Çizelgenin yanında kısa bir görev devir kaydı bulunmalıdır: Çalışanın bulunmadığı saatlerde hangi iş bekler; hangisi başka bir kişiye geçer; karar vermesi gereken kişi kimdir; takvim değişirse çalışanı kim, hangi kanaldan ve ne kadar önce bilgilendirir? Aynı iş her hafta yine aynı çalışana yöneliyorsa, yönetici devir kaydındaki sorumluyu ve bildirim adımını o hafta düzeltmelidir.
Çalışanın seçeneği de nettir. Kendisine bildirilen saat aralığını, değişen günleri ve çalışmadığı saatlerde kendisinden beklenen işi yazılı olarak sorabilir; tekrar eden değişiklikleri saklayabilir. Fakat çalışan, her çağrının neden geldiğini tek başına açıklamak ya da her açık işi kendi takvimine sığdırmak zorunda değildir. Devir kararını, yetkiyi ve bildirim süresini kurmak yöneticinin işidir.
Yönetimin yapması gereken, kısmi süreli çalışmayı bir kolaylık başlığı altında bırakmak değil; aylık çizelgeyi görev devir kaydıyla birlikte onaylamaktır. Ay sonunda da saat dışına taşan çağrıları, ertelenen işleri ve son dakika değişikliklerini o çizelgenin sahibiyle gözden geçirmelidir. Bu incelemede tekrar eden çağrılar görülürse, çizelge sahibi bir sonraki ayın saat aralığını veya devir sorumlusunu değiştirmelidir.
Kaynaklar
- ILO, Tenth meeting of the Standards Review Mechanism Tripartite Working Group
- ILO, Tenth meeting of the SRM TWG (2026): Office preparatory documents
- T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Analık izni veya ücretsiz izin sonrası yapılacak kısmi süreli çalışmalar hakkında yönetmelik
- T.C. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, İş Kanununa İlişkin Çalışma Süreleri Yönetmeliği