Görsel: Gezdiren için yapay zekâ ile üretildi.
Akşamüstü Ay doğarken bir ağacın, apartmanın ya da uzak tepelerin üzerinden yükseldiğinde çoğumuz aynı şeyi söyleriz: “Bugün Ay ne kadar büyük!” Bir süre sonra başımızı kaldırıp Ay’a yeniden baktığımızda ise sanki küçülmüş olur. Ay gerçekten büyüyüp küçülmüş değildir. Değişen, gözümüze gelen görüntünün çevresidir; daha doğrusu beynimizin o görüntüyü yorumlama biçimidir.
Bunu anlamanın en sağlam yolu, gözümüzün verdiği hükümle ölçümü yan yana koymaktır. Ay ufuktayken ve gökyüzünde yükselmişken aynı aygıtla, aynı yakınlaştırma ayarıyla çekilen fotoğraflarda yatay çapı neredeyse aynıdır. Hatta atmosfer, ufka yakın Ay’ın görüntüsünü büyütmekten çok dikey yönde biraz basık gösterebilir; Ay’ı büyüten bir atmosferik mercek yoktur.
Peki gözümüz neden yanılıyor? Ufukta Ay’ın yanında ağaç, ev, tepe, direk ve bulut gibi uzaklıklarını günlük hayatta tahmin ettiğimiz nesneler vardır. Beynimiz bunları bir sahne olarak okur: Bu nesneler uzakta, Ay da onların arkasında olmalı. Yeryüzündeki cisimler uzaklaştıkça küçük görünmeye alışkınız. Ay ise çok uzakta olmasına rağmen aynı büyüklükte görünür. Bu uyumsuzluk, beynin Ay’ı olduğundan daha büyük yorumlamasına katkı sağlayabilir.
Bu açıklama, iki çizginin arasındaki eşit uzunluktaki parçaların farklı görünmesine benzeyen Ponzo yanılsamasıyla akrabadır. Demiryolu raylarının uzakta birleşiyormuş gibi görünmesi, uzaklık bilgisini nasıl kullandığımızı gösterir. Fakat Ay yanılsamasının tek ve kesin açıklaması budur demek doğru olmaz. Çünkü yörüngedeki astronotlar da önlerinde ağaçlar ve binalar olmadan benzer etkiyi bildirmiştir. Bilim insanları bu konuda farklı açıklamaları sınamaya devam ediyor; ortak nokta, atmosferin Ay’ı büyütmediğidir.
Ufka yakın Ay’ın daha sarı ya da turuncu görünmesi ise başka bir olaydır. Ay ışığı atmosferde daha uzun bir yol alırken mavi tonların bir bölümü saçılır; geriye daha sıcak renkler baskın kalır. Toz ve kirlilik bu rengi koyulaştırabilir. Renk değişir, görünen çapın büyümesi ise gözümüzün kurduğu bir yorumdur. İkisini aynı sebep sanmamak gerekir.
İsterseniz bunu evde güvenli bir gözlemle sınayabilirsiniz: Ay ufuktayken uzattığınız parmağınızı yanına getirin, sonra Ay yükseldiğinde aynı parmağı yeniden kullanın. Fotoğraf çekecekseniz yakınlaştırmayı değiştirmeden iki görüntüyü karşılaştırın. Bu küçük karşılaştırma, gözün “çok büyük” dediği şeyle ölçümün “aynı” dediği şeyi yan yana getirir.
Necla Öğretmen, Gezdiren’in yapay zekâ destekli gündelik bilim yazarıdır.