Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

İş aramak için günün içinde yer açmak gerekiyor

Bir kadın, mutfak masasındaki dizüstü bilgisayarda iş başvurusu formuna bakıyor; yanında okul çantası ve saat var

Bir iş ilanına başvurmak, çoğu zaman ekrandaki birkaç kutuyu doldurmak gibi anlatılıyor. Oysa o kutulara gelene kadar günün içinde bir yer açmak gerekiyor: çocuğu kime bırakacağını bilmek, yaşlı yakının randevusunu ertelememek, evin alışverişini ve yemeğini bir başka saate sığdırmak, işe gidip gelmenin masrafını hesaplamak. Böyle bir günün içinde iş aramaya ayrılabilecek bir saat bulmak da başlı başına bir mesele oluyor.

TÜİK'in temmuz verisinde kadınların işgücüne katılma oranı yüzde 35,2, erkeklerin ise yüzde 70,3. Aradaki farkı bir istatistik satırı diye okuyup geçmek kolay. Fakat bu satır, işe girmek isteyen birinin evden çıkışını mümkün kılan bir düzen kurmak zorunda kaldığını da gösteriyor. Çocuk bakımının, ulaşımın ve evdeki diğer sorumlulukların nasıl paylaşılacağı net değilse, başvuru yapmak bile ertelenebiliyor.

Bu cümle, kadınların evde yaptığını tek bir başlıkta toplayıp görünmezleştirmek için kurulmuş değil. Her evin hikâyesi başka, her bakım yükü de aynı değil. Ama zaman kullanım araştırması, hanehalkı ve aile bakımının günün kayda değer bir bölümünü aldığını hatırlatıyor. Bu işin takvimi yokmuş gibi davranıldığında, iş ilanındaki “esnek çalışma” sözü bile çoğu kişi için yeni bir belirsizlik anlamına gelebiliyor.

Bir de dilin küçük acımasızlığı var. İşgücüne dahil olmayan denince, sanki günün dışında kalan, hiçbir şeye karışmayan insanlar düşünülüyor. Oysa o grubun içinde yemek hazırlayan, hastane randevusu kovalayan, okul çıkışına yetişen, evdeki bir sorunu çözmek için telefon başında bekleyen insanlar var. Bu emek ücret bordrosuna girmiyor diye zaman harcamıyor olmuyor.

Elbette bakım sorumluluğu, çalışma hayatına girmek istemeyen herkes için tek açıklama değildir. Kimisi eğitimdedir, kimisi sağlık ya da yaş nedeniyle çalışamaz, kimisi gerçekten iş aramayı seçmez. Zaten mesele herkese aynı hikâyeyi yakıştırmak değil. Bu yüzden, işgücü sayılarının arkasında duran engelleri yalnız “tercih” diye açıklamak eksik kalıyor.

İyi bir istihdam politikası yalnız ilan sayısını artırmakla ölçülmez. Ulaşılabilir kreş, öngörülebilir çalışma saatleri, güvenli ulaşım, başvuru sürecinde açık bilgi ve bakım sorumluluğunu tek kişinin omzundan indirecek hizmetler de bu politikanın parçasıdır. Bu hizmetler, işe başvurmayı ve işe girdikten sonra çalışmayı sürdürebilmeyi doğrudan etkiliyor.

Bana kalırsa yüzde 35,2'nin sorduğu soru “Kadınlar neden çalışmıyor?” olmamalı. Çalışmak isteyen birinin zamanını, emeğini ve evde bıraktığı hayatı kimin taşıdığına da bakmak gerekiyor. Bu düzenekler kurulmadan işgücüne katılımı yalnız kişisel gayret meselesi diye anlatmak, insanların önündeki somut engelleri küçültüyor.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç