Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Okuryazarlık kursu form doldurabilmek için de vardır

Bir kadın, İstanbul'daki evinin mutfak masasında basılı bir formu dikkatle inceliyor.

Bir ilaç kutusunun üzerindeki satırı, telefona gelen okul duyurusunu ya da iş başvurusundaki şartları birine uzatıp “Bunu bana okur musun?” demek sadece bilgi eksikliği değildir. Böyle bir durumda tarih, doz ya da başvuru şartı hakkında karar vermek için başka birinin yardımına ihtiyaç duyulur.

8 Eylül Uluslararası Okuryazarlık Günü bu yüzden yalnız çocukların kitapla fotoğraf çektirdiği bir kutlama günü olmamalı. UNESCO, 2024 itibarıyla dünyada en az 739 milyon genç ve yetişkinin temel okuryazarlık becerilerinden yoksun olduğunu; çocukların da yüzde 40'ının asgari okuma yeterliğine ulaşamadığını belirtiyor. Sayıların arkasında reçeteyi yanlış anlamaktan çekinmek, kira sözleşmesinin bir maddesini atlamak ve otobüs güzergâhını ya da bir başvuru tarihini sormak gibi gündelik işler var.

Okuma yazmayı hâlâ yalnız okul sıralarına ait bir başarı rozeti gibi konuşuyoruz. Oysa yetişkinlikte bunun karşılığı çoğu zaman bağımsız hareket edebilmektir. İnsan bunu yapamadığını saklamak için yorucu yollar da bulabilir. Yakınına sormak elbette ayıp değil. Ancak kursun nerede olduğunu, ne zaman açıldığını ya da nasıl kayıt olunacağını söylemeyen bir düzen, ihtiyacı olan kişiyi daha baştan çekingen bırakır.

MEB'in halk eğitimi merkezlerindeki yetişkin okuma-yazma kurslarının ücretsiz olduğunu, en yakın merkeze başvuruyla kayıt yapılabildiğini ve tek kişinin başvurusu halinde bile kurs açılabildiğini belirtmesi kıymetli. Bu kural, yeterli sayıda kişi beklemeden başvuru sahibinin yaşadığı yere yakın bir kurs talep edebilmesini sağlar. Ayrıca yetişkinler için I. ve II. kademe eğitim araçlarının güncellenmiş biçimde sunulması da işin yalnız iyi niyetli bir çağrıdan ibaret olmadığını gösteriyor.

Fakat burada kendimizi fazla kolay rahatlatmayalım. Kurs ücretsiz olsa da ulaşım parası, çalışma saati, bakım sorumluluğu ve hareket kısıtlılığı katılımı zorlaştırabilir. Mahallede tanıdığına görünmekten çekinenin hesabı da başka işler. Başvuru bilgisi yalnız internetteyse veya ders saatleri çalışanların hayatına uymuyorsa, kursun açılmış olması tek başına katılım sağlamaz.

Burada biz de haksızız: Okuma yazma bilmeyen yetişkini bazen romantik bir “azim hikâyesine” çeviriyoruz, bazen de konuyu konuşmamak için kenara itiyoruz. Oysa kişinin randevu saatini okuması, bir formu doldurması veya çocuğunun çantasından çıkan kâğıda bakması gündelik hayatta tekrar eden ihtiyaçlardır.

Okuryazarlığın 60. yılında halk eğitimi merkezleri kayıt için kimin aranacağını, ders saatlerini, ulaşım imkânlarını ve gerekli desteği açıkça anlatmalı. Bu bilgiler duyurulursa, başvuru yapmayı düşünen kişi kursun kendi çalışma ve bakım düzenine uyup uymadığını önceden değerlendirebilir.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç