Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Uyum haftasında okul kapısındaki düzen

Bir veli ve küçük çocuk, açık okul kapısından içeri girerken öğretmen onları karşılıyor

Takvimde küçük görünen bir hafta başladı: okul öncesi ve ilkokul birinci sınıfa geçen çocuklar için uyum eğitimi. 7–11 Eylül arasındaki bu günler, okulun kapısını ilk kez açan çocuklar için ayrıldı. Çantanın fermuarı, sınıfın kokusu, zilin sesi; yetişkinlerin çoktan alıştığı şeyler, bir çocuk için yepyeni bir düzen demek.

Bu yüzden uyum haftasını ciddiye almak doğru. Çocuğun okula güvenmesi, öğretmeni tanıması ve sınıfa yabancılaşmaması, ilk günün telaşından daha değerli. Millî Eğitim Bakanlığının takviminde de bu günlerin amacı tam olarak bu: okul öncesi ve ilkokul birinci sınıf öğrencilerinin yeni ortama alışmasını desteklemek.

Ama “uyum” kelimesi çoğu zaman çocuğun omzuna bırakılıyor. Çocuk sınıfa alışacak; veli işinden izin ayarlayacak, kardeşin bakımını çözecek, servis ya da yürüme yolunu deneyecek, öğretmenin notlarını takip edecek. Öğretmen de 1–4 Eylül arasındaki çevrim içi mesleki çalışmanın ardından uyum haftasında yüz yüze çalışacak. İlk günün düzeni, tek bir öğrencinin cesaretinden çok daha fazla insanın birbirini haberdar etmesine bağlı.

Burada ailelerin de her ayrıntıyı önceden hesaplaması gerektiğini söylemek kolay. Zaten pek çok evde ilk haftanın programı, iş saatlerinden sonra kuruluyor. Bir mesaj geç gelince, hangi kapıdan girileceği belli olmayınca ya da çıkış saatinin değiştiği son anda öğrenilince, mesele yalnız “unutkanlık” olmuyor. Birinin iş yerine açıklama yapması, başka birinin bakım düzenini değiştirmesi, bir çocuğun da tedirginliğini saklaması gerekiyor.

Elbette okulun her evin koşulunu tek tek çözmesi mümkün değil. Buna karşılık çözülemeyen ile açıklanmayanı birbirinden ayırmak gerekir. Uyum haftasında giriş-çıkış saatleri, refakat ihtiyacı, servis bilgisi, sınıf öğretmeniyle temas yolu ve ilk günlerde beklenenler açık, erken ve mümkünse tek yerde duyurulabilir. Bu, veliyi müşteri yerine koymak değildir; eğitim ilişkisinin ilk gününde belirsizliği azaltmaktır.

Öğretmenlerin de bu günlerde yalnız ders planı değil, kaygı planı taşıdığını unutmamak gerek. Sınıfta ağlayan çocukla ilgilenirken kapıda bekleyen yetişkinin telaşını yönetmek, çoğu zaman hiçbir çizelgede yazmaz. “Veli uyumu bozuyor” diye kestirip atmak da doğru değil; ama okul kapısını ailelerin endişesinin büyüdüğü bir bekleme salonuna çevirmek de kimseye iyi gelmez. Açık bir akış, belirlenmiş temas saatleri ve birbirine saygılı bir sınır, hem sınıfın hem kapının havasını değiştirir.

Bana kalırsa iyi bir uyum haftasının ölçüsü, çocuğun ilk gün ağlamadan sınıfa girmesi kadar, evde o günün nasıl geçeceğinin anlaşılır olmasıdır. İlk günün akışı evden çıkış, işyerine verilecek haber ve okul kapısındaki bilgiyle birlikte kuruluyor. Okul, değişebilecek saatleri ve gerekli refakati erken açıkladığında aileler o günü son dakika düzenlemeleriyle geçirmek zorunda kalmaz.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç