Görsel: Gezdiren için built-in imagegen ile üretildi.
İstanbul’da haber önce yürüyerek, sonra atla, daha sonra da kabloların içinden ilerledi. 1840’ta kurulan Posta Nezareti’nin ilk postanesi Yeni Camii avlusunda açılmıştı. 1855’te Telgraf Müdürlüğü’nün kurulmasıyla şehir, uzaklığı yalnız kat eden değil, zamanı da sıkıştıran yeni bir haberleşme düzenine girdi.
Bu değişikliği yalnız teknik bir başarı diye okumak eksik kalır. Telgraf, devletin ve toplumun birbirinden haberdar olma biçimini değiştirdi. Bir kararın taşraya ulaşması, bir felaketin merkeze bildirilmesi, ticari bir işin beklemeden yürütülmesi mümkün oldu. Bu imkân, merkezdeki memurun gelen haberi kayda alıp ilgili yere ulaştırmasını ve cevabı beklemesini gerektiriyordu.
Bugün telefon ekranında bir mesajın saniyeler içinde karşıya geçmesine alıştık. Telefon ekranındaki hız, mesajın doğruluğunu kendi başına denetlemiyor. Eski telgraf memurunun kelimeleri kayda geçirirken taşıdığı dikkat, bugün bize yabancılaşmış bir erdem değil. Bugün de bir mesajı göndermeden önce alıcısını ve doğurabileceği yanlış anlamayı hesaba katmak gerekiyor.
İstanbul’un posta ve telgraf tarihi, kurumların niçin gerekli olduğunu da hatırlatır. Haber yalnız özel bir duygu alışverişi değildir; kamu düzeni, ticaret, yardım ve idare onun üzerinden yürür. Bu yüzden iletişim kanalı çoğaldıkça ortak doğrulama ihtiyacı azalmaz. Telgraf da bugünkü haber kanalları gibi, kaydın tutulduğu ve mesajın ilgili yere ulaştırıldığı bir işleyişe dayanıyordu.
Dinî ve tasavvufî geleneklerde dil, insanın iç dünyasını ele veren bir emanet sayılır. Bu bakış, gönderilen sözün bir kişiye veya kuruma ulaştığını ve onun davranışını etkileyebileceğini hatırlatır. Telgrafın kısa cümleleriyle bugünün hızlı mesajları arasında biçim farkı bulunur; fakat ikisi de insanın aceleyle hüküm verme zaafına açıktır.
İstanbul’un Yeni Camii avlusundaki ilk postaneyi hatırlamak, geçmişi romantikleştirmek değildir. O küçük başlangıç, haberin bir hizmet düzeni içinde taşınabileceğini gösterir. Teknoloji ilerledikçe bu düzenin yerine yalnız kişisel kanaatleri koymak, bir haberin kaynağını ve kontrol edilip edilmediğini belirsiz bırakır. Bugün bu eski işleyişi hatırlamak, bir mesajın hızını överken onu taşıyan kayıt ve denetim adımlarını ihmal etmemeyi gerektirir.
Kaynaklar ve ileri okumalar
- T.C. Posta ve Telgraf Teşkilatı, Tarihçe.
- Türkiye Diyanet Vakfı İslâm Ansiklopedisi, İstanbul maddesi.
Selim Kemal Niyazi