Yazarlar / Madde ve Ufuk

Cem Onat Arın

Cem Onat Arın

Bilim ve teknoloji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Satürn’ün güneyindeki ongen, bir şekilden çok bir hız farkı

Satürn ve güney kutup bölgesindeki atmosfer dalgasını gösteren yazısız editoryal illüstrasyon

Satürn’ün güney kutbu çevresinde beliren ongeni ilk bakışta bir çizim hatası sanmak mümkün. Hubble görüntülerinde yaklaşık 58°–63° güney enlemlerinde uzanan bulut bandı, on kenarlı bir yol izliyor. Fakat yeni hakemli çalışma, asıl ilginç ayrıntının on kenar değil, bu biçimin taşıdığı iki ayrı hız olduğunu gösteriyor: desen doğuya saniyede yaklaşık 2,5 metreyle ilerlerken onu çevreleyen jet akımı yaklaşık 116 metre/saniye hızında esiyor.

Bu, bulutların sabit bir ongen çerçeveye tutturulduğu anlamına gelmiyor. Daha doğru resim, hızlı akan bir nehirde yavaşça yer değiştiren büyük bir kıvrım. Benzetmenin sınırı da burada: Satürn’ün atmosferinde kıyı yok; dalgayı yerinde tutan şey, jet akımının enleme göre değişen hızı ve dönmekte olan gezegenin akışkan üzerindeki etkisi. Araştırmacılar deseni, jetin çevresinde dikey yönde hapsolmuş ve kuzey–güney doğrultusunda sınırlanmış büyük ölçekli bir dalga olarak yorumluyor.

Kuzey kutbundaki ünlü altıgen, onlarca yıldır Satürn denince akla gelen geometrik tuhaflıktı. Güneydeki yeni yapı aynı soruyu çoğaltıyor ama aynı cevabı vermiyor. Kuzeydeki altıgen neredeyse durağan bir düzenin örneğiydi; güneydeki ongen ise 2023 Hubble görüntülerinde zayıf izlerle başlayan, 2025’te belirginleşen ve köşeleri yaklaşık 32 günlük çevrimlerle salınan gelişen bir yapı. Bu karşılaştırma, dalga biçiminin kutuplarda aynı koşullardan doğmadığını gösteriyor.

Bu ayrım, “Satürn neden şekilleri seviyor?” türünden sevimli ama zayıf bir sorudan daha değerlidir. Akışkanlarda dalga sayısını — burada altı mı on mu olacağını — jetin hızı, genişliği, derinliği, gezegenin dönüşü ve enlem belirler. Çalışmanın sığ-su modeli iki olasılık bırakıyor: jet akımındaki uzaysal olarak periyodik bir bozuntu ya da ongenin kuzeyindeki koyu bir antisiklonik girdap. Model, bu ikisinden birini gözlem yerine koymuyor; hangi mekanizmanın ölçülen salınımları ve hızları daha iyi üretebildiğini sınamak için kullanılıyor.

Ongen, keşfedilmiş kusursuz bir şekil olarak okunmamalı. Görüntüler parlaklık farklarını, zaman içindeki değişimi ve rüzgârla ilişkili bir deseni veriyor; kökenin tekil kanıtını vermiyor. Bir sonraki iş, Hubble ve yer tabanlı gözlemlerle desenin ömrünü, yüksekliğini ve komşu girdaplarla bağını izlemek. Desen kaybolur ya da kenar sayısı değişirse, bu değişimler dalganın kararlılık sınırlarını ve olası kökenlerini ayırmaya yardımcı olur.

Bana kalırsa bu sonucun bilimsel değeri tam burada. Güney ongeni, kuzey altıgeniyle birlikte jetlerin derinliği, hızı ve çevresindeki girdapların rolü için karşılaştırmalı bir sınama alanı sağlıyor. Henüz hangi mekanizmanın baskın olduğunu söylemek için yeterli veri yok; düzenli gözlemler bu iki modelin hangi yönlerden ayrıldığını belirleyebilir.

Kaynaklar ve ileri okumalar

Cem Onat Arın yazılarından devam et

Tüm arşivi aç