Ağustos verileri tüketici fiyatlarında aylık artışın yüzde 1,84'e indiğini, yurt içi üretici fiyatlarında ise yüzde 2,57'ye çıktığını gösterdi. Aynı ayda iki endeksin farklı hızlarda ilerlemesi, fiyat baskısının bittiğini değil, üretim zincirinin perakende fiyatlardan daha hızlı ısındığını anlatıyor. Dezenflasyonun kalitesi bu farkın kalıcı olup olmayacağıyla ölçülecek.
Yİ-ÜFE, Türkiye'de üretilip yurt içine satılan ürünlerin üretici satış fiyatını izliyor; mağazadaki etiketi bire bir açıklamıyor. Firmalar maliyet artışının bir bölümünü marjlarından karşılayabilir, stokları eritebilir ya da talebin zayıf olduğu yerde fiyat geçişini erteleyebilir. Buna karşılık maliyet baskısı birkaç döneme yayılır ve finansman koşulları da gevşerse, ertelenen geçiş tüketici enflasyonuna yeniden alan açar.
Geçiş otomatik değildir, fakat zaman ister
TÜİK'e göre Yİ-ÜFE ağustosta yıllık yüzde 27,95, imalat ürünlerinde ise yüzde 29,68 arttı. Bu oranlar tek başına gelecek ayın tüketici enflasyonunu söylemez. Üreticinin pazarlık gücü, ithal girdi maliyeti, kur hareketi, iç talep ve kredi koşulları geçişin büyüklüğünü belirler. Yine de üretici fiyatlarının tüketici fiyatlarından daha hızlı aylık yükseldiği bir tabloda, yalnızca nihai fiyatlardaki yavaşlamaya bakmak eksik kalır.
Burada iki ekonomi arasında da belirgin bir ayrım var. Rekabetin yüksek, talebin zayıf ve ithal girdinin payının sınırlı olduğu sektörler maliyeti daha uzun süre içeride tutabilir. Girdisi dövizle fiyatlanan, sözleşmeleri kısa vadeli ve talebi daha dayanıklı alanlarda ise maliyet artışı daha çabuk yayılır. Bu nedenle genel endeks, hangi maliyetin hangi pazara taşındığını göstermeden para politikası için yeterli bir rehber değildir.
Para politikası için daralan alan
TCMB'nin yarınki Para Politikası Kurulu toplantısı, yalnız politika faizi üzerinden okunamayacak. Bankanın takviminde 10 Eylül karar tarihi olarak yer alıyor; ama kararın dezenflasyonla ilişkisi, finansal koşulların talebi ne ölçüde soğuttuğu ve maliyet baskısının fiyatlama davranışına ne kadar geçtiğiyle kurulacak. Ağustos tüketici enflasyonundaki yavaşlama kıymetli, fakat üretici cephesindeki aylık ritim bu kazanımın henüz geniş bir güvenlik payına dönüşmediğini gösteriyor.
Kısa vadede izlenmesi gereken, tek bir endeksin yönü değil; üretici ve tüketici fiyatları arasındaki farkın sektörlere nasıl dağıldığıdır. Dezenflasyon, maliyet artışını görünmez sayarak değil, firmaların fiyatlama gücünü ve iç talebin taşıma kapasitesini birlikte zayıflatarak kalıcılaşır. Eylülde verilecek kararın gerçek sınırı da burada duruyor: fiyatlar yavaşlarken maliyetlerin yeniden hızlanmasına ne kadar alan kaldı?