İşe Gelince / İnsan ve Sistem

Derya İdil Sönmez

Derya İdil Sönmez

İnsan kaynakları ve organizasyonel psikoloji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Genç çalışanın ilk üç ayı yöneticinin sorumluluğunda

Genç çalışanın ilk iş uyumunu, açık rol yolunu ve yönetici yönlendirmesini simgeleyen metinsiz editoryal görsel

Görsel: Gezdiren için yapay zekâ ile üretilmiş sembolik editoryal çalışma.

Bir yönetici genç bir çalışan için “Üç ayda soğudu, bu kuşak sabırsız” dediğinde çoğu zaman konuşma yanlış yerden başlıyor. Genç çalışanın gerçekten sabırsız olduğu durumlar olabilir. İlk iş deneyiminde belirsiz rol, görünmeyen beklenti, yetersiz yönlendirme ve sürekli değişen öncelik varsa kurumun genci işe aldığı gün verdiği söz ile ona hazırladığı gerçek zemine de bakmak gerekir.

30 Temmuz 2026’da açıklanan Haziran işgücü verilerinde genel işsizlik oranının yüzde 7,6’ya gerilemesi iyi bir manşet. Aynı bültende 15-24 yaş genç işsizliği yüzde 12,8. Bu veriler kurumların sorumluluğunu doğru yere koymak için önemli. Çünkü işe girebilen genç için asıl sınav çoğu zaman imza gününden sonra başlıyor. İşe alım başarı sayılacaksa, çalışanın ilk üç ayda neye tutunacağını da tasarlamak gerekir.

İlk gün iş tasarımıyla başlar

Birçok kurum oryantasyonu karşılama sunumuyla eş tutuyor. İnsan kaynakları sistemi açılıyor, kimlik kartı veriliyor, yan haklar anlatılıyor, birkaç politika okunuyor. Sonra genç çalışan kendi yöneticisinin gündemine bırakılıyor. Yönetici yoğunsa ilk hafta “şimdilik izle” ile geçiyor. İkinci hafta küçük işler veriliyor. Üçüncü hafta ise çalışandan ekibin temposunu kendiliğinden yakalaması bekleniyor.

Bu akış özellikle ilk işini yapan biri için sessiz bir eleme mekanizmasına dönüşebilir. Çalışan hangi soruyu kime soracağını, hangi hatanın normal öğrenme parçası sayılacağını, hangi işin gerçekten acil olduğunu ve hangi çıktının iyi kabul edileceğini anlamadan performans izlenimi oluşmaya başlar.

İyi bir başlangıç programı açık olmalı. İlk 30 günde öğrenilecek işler, erişilecek kişiler, denenebilecek görevler ve alınacak geri bildirim zamanı yazılı olmalı. “Kapımız açık” cümlesi değerli olabilir ama bir gencin kurum içindeki güç ilişkilerini ilk haftada okuması beklenemez. Kapının gerçekten açık olup olmadığını, ilk hataya verilen tepki gösterir.

Veri işe girişteki uyum sorununu gösteriyor

TÜİK’in 2025 gençlik istatistiklerinde ne eğitimde ne istihdamda olan gençlerin oranı yüzde 23,3. İŞKUR da 2026’nın ilk yarısında 723 bin 408 işe yerleştirmeye aracılık edildiğini ve 1 milyon 209 bin 372 açık iş yayımlandığını duyurdu. Bu iki bilgi yan yana okunmalı: Bir tarafta iş arayan, işe yerleşen ve açık pozisyon var; diğer tarafta eğitim ve istihdam hattının dışında kalan geniş bir genç grup.

“Gençler iş beğenmiyor” cümlesi ücret, çalışma saatleri, ulaşım, vardiya, yönetici dili ve öğrenme imkânı gibi koşulları görünmez bırakır. Ücret, çalışma saatleri, ulaşım, vardiya, yönetici dili, öğrenme imkânı, belirsiz görev tanımı ve yükselme umudu aynı paketin parçalarıdır. Genç çalışanın işi sürdürme kararında hepsi birlikte etki eder.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2026 istihdam eğilimleri raporu da gençler için sorunun yalnız iş bulma değil, beceri ve deneyim biriktirecek hatta kalabilme meselesi olduğunu gösteriyor. Küresel ölçekte genç NEET oranının yüzde 20’ye çıkması, işgücü piyasasına girişin kırılganlığını anlatıyor. Türkiye’deki her şirket küresel raporun bütün sonuçlarını kendi masasına birebir taşıyamaz; fakat uyarıyı dikkate alabilir: Genç yeteneği çekmek, onu yetiştirecek sistemi kurmayı da gerektirir.

Yönetici ilk tercümandır

Genç çalışanın kurumu anlamasında ilk yönetici belirleyicidir. İK politikasını, şirket değerlerini ve işin gerçek ritmini o tercüme eder. Bu nedenle “genç yetenek programı” yalnız merkezden tasarlanmış bir takvim olursa eksik kalır. Yöneticinin de bu rol için hazırlanması gerekir.

Hazırlık, beklentiyi erken ve somut kurmak anlamına gelir. “Daha sahiplenici ol” demek yerine “Bu raporu cuma 12.00’ye kadar şu kaynaklarla hazırlamanı, bilmediğin veri için perşembe 15.00’te bana sormanı bekliyorum” demek daha öğreticidir. Geri bildirim de kişilik hükmüne değil, görülen davranışa dayanmalıdır: “Toplantıda sessiz kaldın, ilgisizsin” yerine “Bugünkü toplantıda risk sorusuna katkı vermedin; gelecek hafta senden iki hazırlık notu bekliyorum.”

İlk işte yapılan hataların kaynağı beceri açığı, kurum dilini bilmeme veya kötü tasarlanmış iş olabilir. Kaynağı araştırmadan genç çalışana “uyum sağlayamadı” etiketi yapıştırmak, yöneticinin ve sistemin payını görünmez bırakır.

Kurumlar gençlerden olgunluk bekleyebilir. Zamanında gelmesini, işi öğrenmek için emek vermesini, geri bildirimi dinlemesini, sorumluluk almasını isteyebilir. Fakat kurum da kendi olgunluğunu göstermek zorunda: işi tarif etmek, önceliği seçmek, ilk yöneticiyi yalnız bırakmamak, öğrenme dönemini performans söylentisine çevirmemek.

Genç işsizliğindeki düşüş sevindirici. İşe giren gencin ilk ayda hangi görevle, hangi yöneticiyle ve hangi geri bildirim düzeniyle karşılaştığı da en az işe giriş kadar önemli. İyi bir başlangıç, ilk hatada çalışana ne öğretildiğinde görülür.

Derya İdil Sönmez yazılarından devam et

Tüm arşivi aç