İşe Gelince / İnsan ve Sistem

Derya İdil Sönmez

Derya İdil Sönmez

İnsan kaynakları ve organizasyonel psikoloji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

İstanbul’da işe gidiş süresi kurumun hesabında görünmüyor

İstanbul’da işe gidiş süresi kurumun hesabında görünmüyor

İstanbul’da işe yetişmek, mesai başlamadan önce tamamlanan bir hazırlık değildir. Bazı çalışanlar günün ilk toplantısına yetişmek için evden çıktığında şehir henüz uyanmamıştır; bazıları vardiya bitince eve dönmek için birden fazla ulaşım aracını bekler. İşverenin çizelgesinde bu zaman görünmez. Uzun yolculuk ise uyku ve dinlenme düzenini doğrudan etkiler.

İstanbul Valiliği, haziran ayında Halkalı–Arnavutköy kesiminin açılmasıyla metro ringinin 69 kilometreye ulaştığını duyurdu. Metro İstanbul da Samandıra Merkez–Sultanbeyli etabının 22 Mayıs 2026’da açıldığını ve hattın tek yönde 50 dakikalık sefer süresi bulunduğunu belirtiyor. Yeni bağlantılar önemli; işe, okula ve sağlık hizmetine erişimi kolaylaştırıyor. Fakat bir hattın açılması, her çalışanın iş yerine son kilometreyi aynı rahatlıkla geçtiği anlamına gelmiyor.

İşe ulaşımın yükü çoğu zaman bordroya girmez, performans görüşmesinde sorulmaz. Oysa erken vardiyaya yetişmek için her gün daha karanlıkta yola çıkan bir çalışanın uyku düzeni, dikkat seviyesi ve evdeki bakım sorumluluğu bu yolculuktan etkilenir. Geç kalan kişi de çoğu zaman güzergâhın, aktarmanın veya servis saatinin kurduğu bir sorunu kendi disipliniyle açıklamak zorunda bırakılır.

Burada yöneticinin işi çalışanın evine kadar planlamak değil. Mesele, işin başlangıç ve bitiş saatlerini şehirdeki gerçek hareketlilikten kopuk kabul etmemek. Aynı saatte başlayan vardiyalar, bir bölgede metroya yakın yaşayanla üç araç değiştiren çalışanı aynı koşulda buluşturmuyor. Üç araç değiştiren çalışanın işe başlamadan önce harcadığı zaman daha uzun oluyor.

Yeni metro hatları kurumlara da bir planlama fırsatı veriyor. Vardiya başlangıçlarını tek bir dakikaya kilitlemek yerine dar bir zaman aralığı tanımlamak, kritik görevlerde devir teslimi buna göre düzenlemek mümkün. Servis güzergâhını yalnız merkez ofisin adresine göre değil, çalışan yoğunluğuna göre gözden geçirmek de aynı kapsama girer. Bunlar her işyerinde aynı biçimde uygulanamaz; fakat uygulanabilir olanı bulmak için önce yolun çalışan üzerindeki karşılığını sormak gerekir.

Bu soru kısa bir anketten ibaret kalmamalı. Hangi vardiyada hangi aktarmaların sorun çıkardığı, gecikmenin hangi noktada oluştuğu ve servis değişikliğinin kimleri dışarıda bıraktığı düzenli olarak izlenebilir. Çalışanın bildirdiği ulaşım sorunu, yöneticinin gözünde kişisel mazeret olmaktan çıkıp iş tasarımına ilişkin veri haline geldiğinde karar kalitesi artar.

İstanbul’da ulaşım yatırımları kentin hareketini değiştiriyor. Kurumların önündeki görev, bu değişimi çalışanların daha erken yola çıkması için kullanmak; iş gününü şehrin gerçek koşullarına göre yeniden düşünmek. İşe zamanında gelme değerlendirmelerinde vardiya saati, aktarma sayısı ve servis seçeneği de hesaba katılmalı.

Derya İdil Sönmez yazılarından devam et

Tüm arşivi aç