Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Dünyaya açılan dükkânın akşam mesaisi

Bir atölyede seramik kupa paketleyen eller, kargo kutuları ve açık dizüstü bilgisayar

Bir paketin masanın üstünde ne kadar sakin durduğuna bakmayın. İçinde yalnız bir ürün yoktur; kırılmasın diye katlanmış kâğıt, doğru ölçülmüş kutu, müşterinin sorusuna verilecek cevap ve yetişmezse mahcup olma korkusu da vardır. Ekranda bir mağaza açmak birkaç adım gibi görünür. O mağazayı her gün açık tutmak ise çoğu kez günün işe, eve ve çocuklara ayrılmayan son saatlerini ister.

İstanbul’da 3-5 Eylül arasında yapılan Küresel E-İhracat Zirvesi, Türk üretici ve markaları 50’den fazla küresel pazaryeriyle buluşturma hedefiyle düzenlendi. Bu hedef küçümsenecek bir şey değil. Ticaret Bakanlığının 2025 görünüm raporuna göre Türkiye’de 634 bin 611 işletme e-ticaret faaliyeti yürütüyor; bunların yüzde 75’i şahıs işletmesi. Yani bu alanın büyük bölümünde arkasında ayrı ayrı lojistik, müşteri hizmetleri ve hukuk ekipleri bulunan şirketler değil, aynı anda her işi yapmaya çalışan insanlar var.

“Dünyaya açılmak” kulağa ferah geliyor. Fakat küçük bir üretici için dünya önce iade koşuludur, kargo bedelidir, ürün açıklamasını başka dilde kurma telaşıdır. Bir de platformun ekranında bulunabilir kalma meselesi vardır. Bu işler yapılsın, elbette. Kimse küçük dükkânların yalnız sokağındaki müşteriye mahkûm kalmasını istemez. Ancak bu yükler anlatılmadığında, yeni bir pazara giren kişi hangi işleri tek başına üstleneceğini sonradan öğrenir.

Küçük bir işletme için satışa başlamak, yalnız ürününü ekrana koymak değildir. Akşam paketi hazırlarken ertesi günün siparişini, evin işini ve kendi dinlenmesini aynı saate sığdırmaya çalışmaktır. Satış arttığında bu kişinin paketi hazırlamak, sorulara yanıt vermek ve teslimatı takip etmek için ayırdığı saat de artabilir.

Burada biz de tüketici olarak bütünüyle masum değiliz. Hızlı cevap, düşük kargo ücreti, kusursuz paket ve kolay iade istiyoruz. İstemekte haklıyız. Fakat bunların bir kısmının küçük işletmenin omzuna, üstelik tek başına taşıyacağı biçimde yüklendiğini de bilmek zorundayız. Paketleme, müşteri mesajları ve kargo teslimi aynı kişi tarafından yürütüldüğünde gecikme ihtimali de artar.

Bu yüzden e-ihracatın gerçek başarısı yalnız kaç ülkeye satış yapıldığıyla ölçülmemeli. Küçük işletmenin gümrük, ödeme, iade ve lojistik bilgisini anlaşılır biçimde alıp alamadığına; desteklere başvururken bir danışmanlık şirketine mecbur kalıp kalmadığına da bakılmalı. Eğitim, açık rehber ve erişilebilir destek; başvuru sırasında hangi belgenin gerektiğini, iade olduğunda ne yapılacağını ve gönderinin nasıl izleneceğini daha baştan anlaşılır kılar.

Küresel pazar elbette kapalı kalmasın. Ancak küçük işletmeler, satışa başlamadan önce gümrük işlemi, ödeme, iade ve taşıma sorumluluklarını nereden öğrenebileceğini açıkça görebilmeli. Satış büyürken akşamın tamamının paket ve müşteri mesajlarına gitmemesi için bu bilgi ve destek baştan erişilebilir olmalı.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç