İşe Gelince / Karar Odası

Deniz Arda Erdem

Deniz Arda Erdem

Yönetim, karar ve iş hayatı yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Eğitim talebinin yanında ilk uygulama tarihi de olmalı

Ahşap toplantı masasında eğitim notları ve takvim yanında ilk uygulama için kart yerleştiren yöneticinin eli

Ekipten bir eğitim talebi geldiğinde çoğu yönetici önce takvime bakıyor: Kim katılacak, kaç saat sürecek, bütçe var mı? Bunlar gerekli sorular. Çalışma masasındaki kritik boşluk ise genellikle eğitimden sonraki ilk işte duruyor.

Bir çalışan üç saatlik bir görüşme eğitimi alıp ertesi gün aynı müşteri toplantısına dönüyorsa, hangi konuşmada neyi başka türlü yapacak? Yönetici bu soruyu sormadıysa eğitim takvimde tamamlanır; işin içinde nerede sınanacağı belirsiz kalır.

CIPD'nin öğrenme aktarımı değerlendirmesi eğitimin etkisini belirlenmiş performans açığıyla ilişkilendirmeyi öneriyor. Birleşik Krallık Kamu Hizmeti için hazırlanan 2026 değerlendirme rehberi de öğrenmenin uygulamaya dönüşmesinde iş yükü, yönetici desteği ve kurum kültürü gibi koşulların etkili olduğunu; katılım bilgisinin bu değerlendirme için dar kaldığını anlatıyor.

Bu, her eğitim için ağır bir etki araştırması istemek anlamına gelmez. Yönetici, onayı verirken dört kısa kaydı açabilir.

Önce hangi işin değişeceğini seçmek

“Sunum becerileri eğitimi” bir konu başlığıdır. “Kasım müşteri değerlendirmesinde seçenekleri ilk on dakikada karşılaştırmak” ise ekipte görülebilecek bir davranıştır.

İlk kayıt değişecek iş olmalı. Müşteri görüşmesinin açılışı mı, vardiya planındaki teslim devri mi, yeni yöneticinin ilk bire bir görüşmesi mi? İş seçilmediğinde yönetici, eğitimden sonra hangi davranışa bakacağını belirleyemez.

Bu kayıt aynı zamanda gereksiz eğitimi ayıklar. Sorun yeni bilgi eksikliği yerine onay bekleyen bir karar, erişilmeyen bir veri ya da yetişmeyen kapasiteyse kurs takvimi yanıtı geciktirir. Yönetici önce engeli kendi masasından kaldırmalıdır.

İlk deneme için tarih bırakmak

Katılımcıya “öğrendiklerini uygula” demek, işin sırasını ona bırakır. Yoğun haftada ilk deneme için ayrılmış bir zaman yoksa çalışan gündelik iş akışındaki eski yöntemi kullanır.

Ben eğitim onayına şu cümleyi eklerdim: “Dönüşten sonraki ilk müşteri değerlendirmesinde yeni soru çerçevesini kullan; görüşmeden iki gün sonra birlikte on dakika bakalım.” Bu kaydın amacı ilk denemenin yerini ve ardından gelecek kısa konuşmayı belirlemektir; çalışan ayrıca uzun bir rapor hazırlamaz.

CIPD'nin öğrenmenin işe yerleşmesi üzerine 2026 tarihli değerlendirmesi çalışanların eğitimden sonra zaman, izin veya destek bulamadığında yeni beceriyi kullanmakta zorlandığını vurguluyor. Uygulama tarihi, yöneticinin takvimde açacağı korunaklı alanı belirler.

Geri dönüşte sertifika yerine örneği konuşmak

Eğitim sonrası yapılan konuşma çoğu yerde “Nasıl geçti?” sorusuyla kapanıyor. Yanıt, yöneticinin sonraki uygulama için hangi zamanı, erişimi ya da desteği ayıracağını söylemez.

Ben üç daha dar soruya bakarım:

  • Hangi işte denedin?
  • Eski alışkanlığa dönmene ne engel oldu?
  • Bir sonraki deneme için benden hangi karar ya da kaynağa ihtiyacın var?

Bu sorular eğitimi çalışanı sınayan bir törene çevirmiyor. Yöneticiye kendi payını gösteriyor. Örneğin satış ekibi yeni bir müşteri keşif tekniği öğrenmiş olabilir; toplantı süresi on beş dakika, gerekli müşteri verisi başka sistemde kapalıysa, çalışan tekniği uygulayacak alan bulamaz. Geri dönüş görüşmesinde sorun görünür hâle gelir: Eğitim bütçesi harcanmıştır, fakat yöneticinin toplantı süresi ve erişim kararı henüz alınmamıştır.

Ölçütü küçük tutmak

Her eğitimden ciro, bağlılık ya da verimlilik sıçraması beklemek ölçümü bozar. Aradaki başka nedenleri de eğitimin hanesine yazmaya başlarız. Kamu Hizmeti rehberi de eğitimin etkisini incelerken uygulama değişikliğini ve bu değişikliği kolaylaştıran ya da zorlaştıran koşulları ayrı değerlendirmeyi öneriyor.

Yöneticinin kullanacağı ölçüt ilk uygulamayla aynı ölçekte kalmalı. Örneğin yeni görüşme çerçevesi için “iki toplantıda karar sorusu açıldı mı”; iş güvenliği eğitimi için “vardiya devrinde yeni kontrol gerçekten yapıldı mı”; geri bildirim eğitimi için “beklenti ve sonraki tarih konuşmada yazıldı mı” sorulabilir. Ölçüt, çalışanın her hareketini izlemek için kurulmaz. Eğitimin işe değip değmediğini görmek için kuruludur.

Eğitim talebini onaylayan yönetici dört satır yazdığında iş değişir: Hangi işte denenecek, ilk deneme ne zaman, ardından hangi kısa geri dönüş yapılacak, hangi küçük işaret izlenecek? Bu kayıt yoksa ekip eğitimi tamamlamış olur. Yönetici ise o eğitimin kendi iş düzeninde bir karşılığı olup olmadığını öğrenemez.

Deniz Arda Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç