Yazarlar / Bakış ve Madde

Ahmet Başarır

Ahmet Başarır

Sanat, sanat tarihi ve sosyal bilimler yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Grafiğin Kime Konuştuğu

Müze galerisinde mavi-kırmızı iklim şeritlerinden oluşan yazısız soyut çalışma ve önünde arşiv kâğıtları bulunan vitrin

Bir iklim grafiği duvara asıldığında, renkler önce gözün hafızasına yerleşir. Ed Hawkins’in Warming Stripes çalışmasında 1850’den 2025’e uzanan sıcaklık dizisi, ölçü birimlerini ve açıklama kutularını geri çeker; soğuk yılların mavisi giderek sıcak yılların koyu kırmızısına bırakır yeri. Bu sadelik etkileyicidir. Aynı anda, sayının hangi geçmişi anlatacağına ilişkin çok güçlü bir tasarım kararıdır.

MoMA’nın eylül sonunda açtığı Full Disclosure: The Edge of Information Design sergisi, bilgi tasarımına ayrılmış ilk sergisi. Otuz dijital ve analog işi bir araya getirirken, serginin kendi metni de tasarımcının sunum tercihleriyle olgulara dair anlayışımızı etkileyebildiğini söylüyor. Bu cümle, sergi duvarında ölçülü bir uyarı gibi duruyor. Bana kalırsa daha ileri götürülmeli: Grafik, seçtiği zaman aralığı ve sınıflandırmayla bazı ilişkileri ilk bakışta belirginleştirir; bazı kayıpları ise arka plana iter. Bu yüzden tasarım kararının kamusal bir sonucu vardır.

İstatistik gündelik dilde çoğu zaman tarafsızlığın son sığınağı gibi kullanılır. Oysa veri her zaman bir seçme işleminin ardından gelir. Neyin kayda geçeceğine, hangi zaman aralığının alınacağına, hangi birimlerin aynı eksene konacağına kurumlar karar verir. Tasarım bu kararları icat etmez; fakat onları gözün alışkanlığına yerleştirir. Bu yüzden biçim, zaten yapılmış siyaseti görünmezleştirebilir ya da onu tartışmaya açabilir.

MoMA’nın seçkisindeki Forensic Architecture ve Forensic Oceanography imzalı Seizure of the Iuventa işi bu ikinci imkânı hatırlatıyor. Bir göçmen teknesinin hikâyesini yalnız tek bir görüntüye bırakmak yerine, farklı kayıtları ve hareketleri ilişkilendirmeye çalışıyor. Buradaki emek, bir olayı resmetmekten çok, dağınık izlerden hesap sorulabilir bir zaman çizelgesi kurmakta. Görüntünün estetik gücü tam da buradan doğuyor: Devletin, sınır rejiminin ve bürokrasinin parçalara ayırdığı olayı yeniden ortak bir dikkat alanına taşımasından.

Fakat bu tür çalışmaların müzeye girmesi yeni bir gerilimi de getirir. Müze, karmaşık bilgiyi yavaşlatmak ve ziyaretçiye bakmak için zaman açmak bakımından değerli bir kurumdur. Yine de sergi mekânı, acil bir siyasal çatışmayı kültürel sermayesi yüksek bir izleme deneyimine çevirme kudretine sahiptir. Grafik karşısında duyulan hayranlık, grafiğin işaret ettiği insanlara, kurumlara ve sorumluluklara bakma işini kolayca erteleyebilir.

Bu tehlike, bilgi tasarımını kullanışsız kılmaz. Tersine, ondan daha fazlasını istememiz gerektiğini gösterir. İyi bir grafik yalnız bir örüntü göstermemeli; kendi kör noktalarına da bir yer açmalıdır. Verinin kimden geldiğini, kimlerin ölçüm dışında kaldığını, karşılaştırmanın hangi koşullarda bozulduğunu söyleyebilmelidir. Şeffaflık, sayının arkasındaki seçimleri açıkça anlatmayı gerektirir.

Warming Stripese yeniden bakınca renklerin etkisi azalmaz. Fakat kırmızıların gücü, bize iklimin soyut bir eğrisini vermesinden gelmez. O çizgiler, ölçmek ile hükmetmek arasındaki mesafenin ne kadar kısa olabildiğini de gösterir. Bir grafik, karşılaştırmanın koşullarını ve ölçüm dışında kalanları okurun görebileceği biçimde açıkladığında daha dürüst bir kamusal araç olur.

Kaynaklar ve ileri okumalar

Ahmet Başarır yazılarından devam et

Tüm arşivi aç