Netflix, Kore’deki onuncu yılı için Seul’de iki günlük bir fan buluşması düzenliyor. Kutlama notunun en ilginç kısmı yeni dizilerin listesi değildi. Şirket, Kore yapımlarını izleyiciye ulaştırmak için dünya genelinde 122 yerelleştirme ortağıyla çalıştığını; bu ağda 119 dublaj stüdyosu bulunduğunu söylüyor. Aynı not, işitme engelli ve işitme güçlüğü yaşayan izleyiciler için altyazı ile sesli betimlemeyi de aynı hikâyenin parçası olarak anıyor.
Ben bu ayrıntıya bakarım. Ekranda oyuncunun yüzü, kostümün tonu, sokağın sesi konuşulur; altyazı ise çoğu zaman uygulamadaki küçük bir ayar gibi muamele görür. Bir cümlenin şakası, saygı mesafesi ya da öfkesi yanlış çevrildiğinde karakterin tavrı değişir. İzleyici, sahnedeki gerilimin neden yükseldiğini ya da iki kişinin neden birbirine mesafeli durduğunu kaçırabilir.
Netflix’in 24 Ekim tarihli açıklaması, yerelleştirmenin yalnız seslendirme stüdyolarından oluşmadığını anlatıyor. Şirket, Physical: Asia için takım renklerine göre düzenlenen altyazıları; When Life Gives You Tangerines için başlığın dilindeki inceliği başka dillere taşımaya dönük çalışmayı örnek veriyor. Bunlar şirketin kendi anlattığı uygulamalar. Ne kadar iyi yapıldığını her dilde tek tek ölçebilecek durumda değiliz.
Fakat örneğin kendisi doğru yere basıyor. Bir karakterin hitap biçimi, bir annenin cümlesindeki sıcaklık ya da bir mahallenin takma adı bazen olay örgüsünden daha fazla şey anlatır. Çevirmen bu ayrıntıları düzleştirirse iki karakter arasındaki yakınlık, yaş farkı veya sınıfsal mesafe de düzleşir. Dizinin başında kurulan ilişkiyi sonraki bölümde izlemek zorlaşır.
Sesli betimleme de aynı nedenle teknik bir dipnot sayılamaz. Görmeyen ya da az gören izleyici için kadrajda ne değiştiğini anlatan cümle, sahnedeki değişikliği açıklar. İşitme engelli bir izleyici için altyazıdaki ses bilgisi, kapının sertçe kapanmasıyla odadaki sessizliğin birbirine karışmasını önler. Bu ayrıntılar yoksa sahnenin kurulma biçimi eksik kalır.
Netflix’in onuncu yıl notu bol rakamlı, haliyle biraz da kendi vitrinini parlatıyor. Bunda şaşıracak bir şey yok. Ama notta yerelleştirme ve erişilebilirliğe de yer açılması kıymetli. Şirket, kaç saat izlendiğini yazarken bu işlerin hangi ekiplerce, hangi koşullarda yapıldığını anlatmıyor; açıklamanın sınırı burada.
Kore yapımlarının dünyaya açılması için iyi senaryo, oyuncu ve yapım cesareti gerektiği açık. İzleyiciye ulaştığı son noktada cümlenin tonunu, sesin yerini ve kadraj bilgisini taşıyan başka ekipler çalışıyor. Adları açılışta görünmeyebilir. Fakat izleyicinin karakterleri ve sahneleri nasıl anladığını bu emek belirliyor.