Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Bir cümle beklerken bedenin yaptığı küçük iş

Kütüphanede sakin biçimde konuşan iki yetişkin; dinleyen kişinin açık ve dikkatli beden dili.

Bir gişede, toplantı masasında ya da telefonun öbür ucunda bir cümle uzadığında dinleyen kişi çoğu zaman boşlukta kalmış gibi hisseder. Elindeki kalem masaya yaklaşır, bakış kapıya ya da ekrana kaçar, gövde öne doğru eğilir. Ardından yardım niyetiyle gelen o küçük hamle belirir: eksik sözcüğü söylemek, cümleyi tamamlamak, konuşmanın hızını yeniden kurmak.

22 Ekim Dünya Kekemelik Farkındalık Günü. Bu günün hatırlattığı şey, konuşmanın yalnız ses çıkaran kişiye ait bir iş olmadığıdır. Karşısındaki insanın bakışı, yüzü, elleri ve bekleme biçimi de o karşılaşmanın koşullarını kurar.

Amerikan Konuşma-Dil-İşitme Derneği, kekemelik yaşayan birinin sözünü kesmemeyi ve onun yerine konuşmamayı öneriyor. STAMMA da kişiye cümlesini bitirecek zamanı vermeyi, doğal göz temasını ve dinlediğini gösteren sade bir beden dilini vurguluyor. Bu öneriler konuşma hızını değiştirmek için verilmez. Konuşanın cümlesine dışarıdan el koymayan bir karşılaşma düzeni tarif eder.

Birinin sözcüğü tekrar ettiği anda dinleyenin bedeni de acele edebilir. Omuzlar öne gelir; bakış başka yere yönelir; telefon avuçta çevrilir; sıradaki kişi için yer açılmaya başlanır. Bu hareketlerin hiçbiri tek başına büyük görünmez. Bir araya geldiklerinde ise karşıdaki kişiye zamanın daraldığını söyleyebilir.

Dinleyenin taş kesilmesi gerekmez. Yüzü konuşana çevirmek, bakışı doğal biçimde sürdürmek, başla küçük bir dinleme işareti vermek ve eli araya sokmamak yeterli bir eşlik olabilir. Bekleyen kişi kendi aceleci hareketini fark ettiğinde, konuşanın hızını yönetmeye çalışmak yerine kendi hızını biraz geri alır.

Kekemelik hakkında konuşurken kolayca öğüt veren bir dile geçmek mümkün. “Rahatla”, “nefes al” ya da “yavaş konuş” sözleri, iyi niyet taşısa bile kişinin konuşmasına dışarıdan yön vermeye kalkar. Kaynakların ortak uyarısı daha sade: söylenenin nasıl çıktığına takılmadan içeriği dinlemek ve kişinin kendi cümlesini kurmasına izin vermek.

Bu, herkes için aynı beden dilini reçete etmek anlamına gelmez. Her karşılaşmanın mesafesi, ilişkisi ve kişinin tercihi farklıdır. Yine de bir sonraki kısa bekleyişte şuna bakılabilir: Konuşma uzadığında elim nereye gidiyor, bakışım nerede kalıyor, gövdem hangi çıkışa yöneliyor? Telefonun masada kalması, dinleyenin bir sonraki işe geçmek için elini hareket ettirmediğini gösterir.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç