Yazarlar / Kırılma Hatları

Mehmet Yavuz Gezerman

Mehmet Yavuz Gezerman

Jeopolitik ve strateji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

BRICS büyüdükçe ortak para değil ortak karar sorunu büyüyor

Çok taraflı karar ve ödeme ağlarını simgeleyen kurgusal bir uluslararası toplantı masası

BRICS artık Batı dışı dünyanın itiraz kürsüsü olmaktan daha fazlasını istiyor. Fakat Yeni Delhi Zirvesi'nin asıl gösterdiği, bu iddianın üye sayısıyla değil, birbirinden farklı çıkarları ortak işleyen mekanizmalara dönüştürme kapasitesiyle sınanacağıdır.

12–13 Eylül'de kabul edilen Yeni Delhi Deklarasyonu, küresel kurumlarda daha fazla temsil talebinden sınır ötesi ödemelere kadar geniş bir alan açtı. Belge, BRICS Ödeme Görev Gücü'nün farklı ödeme ve mesajlaşma kanallarını birlikte çalıştırma arayışını kayda geçiriyor; yerel para kullanımını destekliyor, fakat tek bir model dayatmıyor. Bu ihtiyatlı dil zayıflık değil, grubun gerçek yapısının itirafıdır.

Büyüklük ile bütünlük aynı şey değil

BRICS'in ağırlığı nüfusundan, enerji kaynaklarından ve üretim kapasitesinden geliyor. Siyasi sınırı ise tam burada başlıyor. Çin daha geniş bir ekonomik ve teknolojik etki alanı arıyor. Hindistan, Batı ile bağlarını koparmadan Küresel Güney'in pazarlık gücünü büyütmek istiyor. Rusya yaptırım baskısını aşacak kanallara ihtiyaç duyuyor. İran finansal ve diplomatik kuşatmayı gevşetmeye çalışıyor. Körfez üyeleri ise Washington'la güvenlik bağlarını korurken seçeneklerini çoğaltıyor.

Bu aktörler aynı masaya oturabilir; aynı maliyeti üstlenmek zorunda değiller. Konsensüs, genişlemenin siyasi sigortasıdır ama aynı zamanda karar hızının frenidir. Deklarasyonun sınır ötesi ödemelerde “tek tip çözüm yoktur” demesi, teknik bir ayrıntıdan çok stratejik gerçeği anlatıyor: Her başkent dolar sistemine bağımlılığı azaltmak isteyebilir, fakat kendi para egemenliğini başka bir merkeze devretmek istemez.

Burada “BRICS ortak para kuruyor” kolaycılığına kapılmamak gerekir. Yeni Delhi'de ilan edilen şey ortak para değil; ödeme kanallarının birlikte çalışması, yerel paralarla ticaret ve mevcut finans mimarisine karşı yedek güzergâh arayışıdır. Yedek güzergâh ile yeni düzen arasında ise hukuk, likidite, güven, takas altyapısı ve kriz anında son ödeme mercii kadar büyük bir mesafe vardır.

Kurum kurmadan düzen kurulmaz

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping zirvede yapay zekâ, tedarik zincirleri ve küresel yönetişimde daha güçlü işbirliği çağrısı yaptı. Hindistan Başbakanı Narendra Modi ise Küresel Güney'in “kural alıcı” konumdan “kural koyucu” konuma geçmesini istedi. İki vurgu birbirini tamamlıyor gibi görünse de güç dağılımı sorusunu çözmüyor. Kuralları kim yazacak, maliyeti kim taşıyacak, anlaşmazlıkta hangi kurum karar verecek?

Asıl mesele Batı'nın karşısına yeni bir blok çıkarılması değil. BRICS üyelerinin, aralarındaki güç asimetrisini yönetebilecek kurumlar üretip üretemeyeceğidir. Ticarette yerel para kullanımı artabilir; ortak projeler çoğalabilir; Birleşmiş Milletler ve IMF reformu için daha yüksek ses çıkabilir. Ama siyasi bildiriler, uygulanabilir standartlara ve güvenilir uyuşmazlık mekanizmalarına dönüşmediği sürece büyüklük nüfuz üretir, düzen üretmez.

Türkiye açısından da cazibe ile kapasiteyi ayırmak gerekiyor. Çok merkezli dünyada daha fazla kanal, Ankara'nın pazarlık alanını genişletebilir. Fakat ödeme altyapısından yatırım finansmanına kadar her yeni kanal; şeffaflık, yaptırım riski, kur maliyeti ve hukuk güvencesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Stratejik özerklik, seçenek sayısını artırmaktır; risklerin adını değiştirmek değil.

Yeni Delhi Deklarasyonu BRICS'in sesini büyüttü. Şimdi sınav, bu sesi birbirinden farklı devletlerin üzerinde uzlaşacağı kurallara çevirmektir. Çünkü dünya düzeninde sandalye sayısını artırmak mümkündür; asıl güç, o masada alınan kararın ertesi gün işlemesini sağlamaktır.

Mehmet Yavuz Gezerman yazılarından devam et

Tüm arşivi aç