Görsel: Gezdiren için üretildi.
Yapay zekâlı uygulamalarda bekleme süresi kısaldıkça, kararın nerede verildiği ekrandan silikleşiyor. Kullanıcı bir destek görüşmesinde sıraya alınıyor, bir belge başka bir akışa yönlendiriliyor ya da bir işlem ek bilgi beklediği gerekçesiyle duruyor. Bunların her biri küçük görünüyor. Ancak küçük kararlar uygulamanın ana yoluna yerleştiğinde, kullanıcı sonucu görüyor; hangi ölçütün sonucu belirlediğini çoğu zaman göremiyor.
OpenAI, 22 Ekim’de Decisions API’yi genel kullanıma açtı. Araç, geliştiricinin önceden tanımladığı seçenekler arasından bir seçim, bir olasılık ya da sıralı bir puan döndürüyor. Metin, görsel ve yapılandırılmış veriyle çalışabiliyor; tek istekte 400 soruya kadar yanıt üretebiliyor. Bu teknik çerçeve, “hangi sonraki adım?” sorusunu daha hızlı ve daha sık sorabilen uygulamalar demek.
Buradaki değişiklik modeli konuşkanlaştırmıyor; onu akıştaki kavşağa yaklaştırıyor. Bir müşteri temsilcisine aktarım, iadeyi inceleme sırası veya ajanın yeniden deneme kararı artık uzun bir açıklamanın sonunda bekleyen ayrı bir işlem olmaktan çıkabilir. Uygulama, tanımladığı seçenekleri modelin önüne koyar ve gelen cevabı bir sonraki adıma bağlar. Hız kazanımı tam burada oluşur; sorunun seçeneklerini de geliştirici yazar.
Bu yüzden geliştiricinin ilk işi daha çok karar üretmek olmamalı. Önce kararın sonucunu ayırması gerekir. “Eksik bilgi iste” ile “hesabı kısıtla” aynı teknik yüzeyde tanımlansa bile kullanıcı açısından aynı ağırlıkta değildir. İlkinde uygulama konuşmayı sürdürür. İkincisinde kişi hizmete, parasına veya itiraz hakkına erişimini kaybedebilir. Her iki sonucu aynı güven eşiğiyle otomatikleştirmek, hesaba erişimi kısıtlanan kişinin nedenini görmesini ve itiraz etmesini geciktirebilir.
Decisions API’nin seçim türü, geliştiricinin verdiği seçeneklerden birini döndürüyor; sonuçla birlikte olasılık ve güven bilgisi de sağlayabiliyor. Bu, güven değerini kapatıp geçilecek bir teknik ayrıntı olmaktan çıkarıyor. Düşük güvenli sonuçlar için bekletme, ek bilgi isteme veya insana aktarma yolu baştan tanımlanmalı. Yüksek güven tek başına ağır sonucu otomatikleştirme izni vermez. Kullanıcının sonuca itiraz edebilmesi, kararın hangi veriye dayandığını ve sonucu kimin değiştirebileceğini öğrenebilmesi de akışın parçasıdır.
Özellikle sesli sistemlerde bu ayrım daha görünür hâle geliyor. API, canlı konuşmada yönlendirme ya da açıklayıcı soru seçimi için kullanılabiliyor. Konuşmanın doğal akışı, uygulamanın karar verdiği anları saklamaya elverişli. Uygulama “sizi doğru yere aktarıyorum” dediğinde, bunun yalnızca bir nezaket cümlesi mi yoksa erişimi etkileyen bir sınıflandırma mı olduğu tasarımın konusu olmalı. Kullanıcıya kararın oluştuğunu söylemek yetmez; sonraki adımı düzeltmenin yolu da yakın olmalı.
Hızlı karar araçları, uygulamadaki daha fazla adımı sınıflandırma sonucuna bağlayabilir. Geliştirici, erişimi veya hesabı etkileyen sonuçları otomatik yürütmek yerine insan denetimine göndermeli; daha hafif sonuçlarda da hangi ölçütün kullanıldığını kaydetmelidir. Yanlış yönlendirme oluştuğunda kullanıcı, aynı ekrandan ek bilgi verebilmeli, sonucu düzelttirebilmeli veya bir görevliye ulaşabilmelidir. Bu koşullar yoksa kullanıcı, yönlendirmeye itiraz etmek için destek kanalını aramak ya da işlemi baştan başlatmak zorunda kalır.