Yazarlar / Bize Dair

Derya İzem Sarp

Derya İzem Sarp

Gündem, toplum ve gündelik hayat yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Kursun en zor dersi boş saat bulmak

Akşam saatinde İstanbul'da bir öğrenme merkezinin girişinde defteriyle bekleyen yetişkin kadın

Bir yetişkinin bir kursun kapısından içeri girmesi, çoğu zaman başvuru formunda başlamıyor. Evde akşam yemeği, işten çıkış saati, otobüsün gecikmesi, bakıma ihtiyaç duyan biri, ertelenemeyen bir iş… Bunların arasından iki saat çıkarabilen kişi ancak sonra defterini açabiliyor.

Enstitü İstanbul İSMEK'in 2026-2027 dönemi için çevrim içi başvuruları 1 Eylül'de başlayacak; yüz yüze derslerin başlangıcı da 14 Eylül olarak duyuruldu. Programın alanı geniş: bilişimden dillere, mutfaktan müziğe uzanıyor. Bu çeşitlilik kıymetli. İnsanların yalnız iş bulmak için değil, elini yeniden bir işe alıştırmak, başka insanlarla aynı ritme girmek ya da uzun zamandır ertelediği merakını ciddiye almak için de eğitime ihtiyacı var.

Fakat kurs fırsatını yalnız kayıt ekranı ve kontenjanla anlatınca, asıl eşiği kaçırıyoruz. TÜİK'in 2025 Zaman Kullanım Araştırması, kadınların hanehalkı ve aile bakımına günde ortalama 4 saat 3 dakika, erkeklerin ise 58 dakika ayırdığını gösteriyor. Çalışan kadınlarda bu süre 2 saat 38 dakika. Bu rakam bir kursa kimin gideceğini tek başına açıklamaz; ama “akşamları herkesin eşit derecede serbest olduğu” varsayımının ne kadar rahat bir varsayım olduğunu söyler.

Bir yandan da burada biz de haksızız. Yetişkin eğitimi denince bazen öğrenmeyi, bütün sorumluluklar bittikten sonra hak edilen zarif bir ek faaliyet gibi görüyoruz. Oysa insanın bir dili öğrenmesi, bilgisayarda yeni bir beceri edinmesi ya da koroda şarkı söylemesi yalnız özgeçmişe satır eklemek değildir. Bu dersler, iş ve ev arasında sıkışan birinin uzun süredir ertelediği ilgisine düzenli olarak dönmesini sağlayabilir.

Takvim yalnız kurumun takvimi değildir

Elbette her ders herkesin işine uydurulamaz. Merkezlerin, eğitmenlerin ve sınıfların da bir düzeni var. Ama kamusal bir eğitim programı başarıyı sadece kaç kurs açtığıyla değil, o kursa ulaşabilen kişinin yolda ne kaybettiğiyle de ölçmelidir. Örneğin ders saati, merkeze erişim ya da çocuk bakımı yüzünden katılamayan biri için telafi imkânı ve açık bilgi fark yaratır.

Başvuru sayfasını açabilecek interneti olan herkesin aynı imkâna sahip olduğunu söylemek kolaydır. Zor olan, kayıt yapan kişinin 14 Eylül'den sonra gerçekten o sırada oturacak bir saati olup olmadığını düşünmektir. Ders saatleri bakım ve çalışma düzeniyle uyuşmadığında, kişi kaydını tamamladığı hâlde sınıfa düzenli gidemeyebilir. Programın bu ihtimali baştan düşünmesi gerekiyor.

Derya İzem Sarp yazılarından devam et

Tüm arşivi aç