Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yerden bir şey alırken tek bir doğru duruş yok

Ev girişinde yerdeki bez market çantasını iki eliyle alan kişinin yazısız görseli

Yere düşen anahtarı, market poşetini ya da alçak raftaki paketi alırken sık duyulan öğüt nettir: dizleri bük. Bu cümle, hareketin en görünür parçasını seçer ama işi eksik anlatır. Nesnenin ayağa ne kadar yakın olduğu, iki elin kavrayıp kavramadığı, yerden hangi yüksekliğe çıkacağı, gövdenin dönüp dönmediği ve bu işin gün içinde kaç kez tekrarlandığı aynı alma hareketini değiştirir.

NIOSH'un güncel kaldırma değerlendirmesi de tek bir duruş önerisi vermez. İki elle kaldırılan işlerde nesnenin ağırlığının yanında ellerin ayak bilekleri arasındaki orta noktaya yatay uzaklığını, başlangıç ve bitiş yüksekliğini, dönüş açısını, sıklığı, süreyi ve kavrama niteliğini birlikte hesaba katar. Bu çerçeve işyerindeki tekrar eden kaldırmalar içindir; evdeki her poşete kişisel güvenlik hesabı çıkarmaz. Yine de NIOSH'un açıkladığı değişkenler, yükü yalnız dizin ya da belin üstüne yazmanın neden yetersiz olduğunu gösterir.

Bu ayrımın küçük bir gündelik karşılığı var. Nesne ayağa yakınken iki el onun çevresinde yer bulabiliyorsa, ayaklar, kalça, gövde ve eller aynı geçişte görev alır. Nesne biraz uzakta kaldığında ya da bir elde başka bir şey varken, gövde onu almak için yön değiştirir; dönüş de harekete eklenir. Yerden alınan hafif bir kalemle alçak raftan alınan dolu bir kutu aynı cümleyle yönetilemez. NIOSH'un ergonomi kanıt toplama sayfası da yükün konumu, sıklığı, süresi ve kavramasını ayrı değişkenler olarak sayar.

2024'te yayımlanan küçük bir biyomekanik araştırma, 10 kilogramlık bir yükü dizler daha düz ya da daha bükülü alırken diz, kalça ve omurgadaki yükleri doğrudan ölçtü. Katılımcı sayısı eklem gruplarına göre sınırlıydı; bu nedenle sonuçtan herkes için tek bir teknik çıkarmak doğru olmaz. Çalışmanın asıl değeri, “çömelmek her yükü çözer” kolaycılığını bırakıp hareketin bütün zincirine bakmayı gerektirmesidir.

Bir sonraki sefer yerdeki şeyi alırken kusursuz bir şekil aramak gerekmez. Nesnenin ayağa uzaklığına, elin onu nasıl kavradığına, ayağa kalkarken gövdenin dönüp dönmediğine ve aynı işi tekrar edip etmediğinize bakmak daha gerçek bir okuma sağlar. Yeni başlayan keskin ağrı, belirgin güç kaybı, uyuşma, düşme ya da travma varsa bunu sıradan bir hareket farkı saymamak gerekir. Bunlar yoksa, hareketi tek bir ekleme yüklemek yerine yükün nerede durduğunu fark etmek yeterlidir.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç