Yazarlar / Hareket Payı

Deniz Ilgın Ekin

Deniz Ilgın Ekin

Spor eğitmeni ve gündelik hareket yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Arabasız sokakta yürüyüşün alanı artar

Arabasız, ağaçlıklı bir kent sokağında baston kullanan yaşlı bir kişi, bir yetişkin ve bir çocuğun rahatça yürüdüğü yazısız editoryal görsel.

Bugün Avrupa Hareketlilik Haftası, Arabasız Gün ile kapanıyor. Bu yılın çağrısı, ulaşımın çocukların, yetişkinlerin, yaşlıların ve farklı hareket biçimlerine ihtiyaç duyan insanların yolculuğuna uyum sağlaması. Bir sokağın araçtan arındırıldığı birkaç saat, bu çağrıyı en kolay ayak altında fark ettiren anlardan biridir. Yolun kenarında duran otomobiller çekilince yalnız kaldırım genişlemez; bakışın yönü, adımın yeri ve karşıdan gelen biriyle kurulan mesafe de değişir.

Normal bir sokakta yürüyen kişi, kaldırımın dış sınırını park etmiş araçların kapısı, aynası ve çıkıntısıyla birlikte okur. Bir kapı açılabilir; taşıtın önünden biri çıkabilir; yol kenarında duran servis aracı geçişi daraltabilir. Beden bu bilgiyi tek bir eklemle işlemez. Göz birkaç adım ötesini tarar, ayak yerini seçer, gövde karşıdan gelen kişiye yer açarken hafifçe yön değiştirir. Arabasız Gün, bu uyarıların bir bölümünü kısa süreliğine azaltır. Ortaya çıkan fark, yürüyüşün bacakların yaptığı düz bir ileri hareket olmadığını anlatır.

Boşalan kenar, hareket sırasını değiştirir

Avrupa Komisyonu, 2026 Avrupa Hareketlilik Haftası’na 2.500’den fazla kent ve kasabanın katıldığını; etkinliklerin Arabasız Gün boyunca yürüyüş, bisiklet ve dans için alan açtığını bildiriyor. Birkaç saatliğine araçsız kalan yol, kalıcı bir tasarım ölçüsü vermez. Yine de sokak kenarının hangi hareketleri ne kadar sıkıştırdığını anlamak için değerli bir deneme alanı oluşturur.

Araçlar çekildiğinde, yolun kıyısında yeni bir boşluk belirir. Bir çocuk koşusunu kesmeden büyük birinin yanında yürüyebilir; baston kullanan biri yönünü düzeltmek için kaldırıma sıkışmadan pay bulabilir; iki kişi karşılaşınca omuzlarını daraltmak zorunda kalmayabilir. Bu örneklerin her biri aynı ölçüye indirgenemez. Ortak olan, geçişin yalnız genişlik hesabıyla bitmemesidir. Hız farkı, bakış yönü, taşıdığı eşya ve dönüş için gereken küçük yay, alanın herkes için kullanılabilir olup olmadığını belirler.

Dünya Sağlık Örgütü, yürüme, bisiklet ve tekerlekli sandalye kullanımını toplu taşımayla birlikte destekleyen çevrelerin düzenli hareket için gerekli olduğunu belirtiyor. Bu çerçeve, Arabasız Gün’ü insanları daha fazla adım atmaya çağıran tek günlük bir kampanya olarak okumaktan daha fazlasını ister. Yol kenarında yeterli yer olduğunda yürüyen kişi hızını düşürmeden, yönünü keskin biçimde değiştirmeden ve karşıdan gelenin hattını kapatmadan ilerleyebilir.

Bir yol yeniden araçlara açıldığında bu deneyim kendiliğinden silinmez. Kaldırımdaki bankın önü, durak çevresi, okul kapısı ya da köşe dönüşü yeniden fark edilebilir: İnsanlar burada ne zaman yavaşlıyor, hangi noktada birbirinin hattına giriyor, boşluğu kim kullanabiliyor? Bu sorular, kaldırımda yalnız geçiş genişliğini saymanın yetmediğini gösterir. İnsanların hızını, dönüşünü ve karşılaşmasını izlemek, hangi köşede ek alan gerektiğini daha açık anlatır.

Deniz Ilgın Ekin yazılarından devam et

Tüm arşivi aç