İşe Gelince / Karar Odası

Deniz Arda Erdem

Deniz Arda Erdem

Yönetim, karar ve iş hayatı yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yöneticinin takvimi ekibin çalışma saatini belirler

İstanbul manzaralı çalışma masası, takvim ve kapalı bilgisayar; çalışma saatleri temalı editoryal görsel.

Görsel: Gezdiren için yapay zekâ ile üretildi.

Saat 18.30’da yöneticinin gönderdiği kısa bir mesaj, çoğu ekipte göründüğünden daha büyük bir talimat taşır. Cevap beklenmese bile telefonun açık tutulduğu, günün henüz bitmediği ve işin sahibinin her an erişilebilir olması gerektiği düşünülür. Çalışma düzeni, yöneticinin kişisel alışkanlığından sessizce etkilenmeye başlar.

Bu yüzden çalışma saatleri konusu, çalışanın dayanıklılığına bırakılacak bir özel hayat meselesi değildir. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2026 tarihli çalışması, psikososyal çalışma ortamını iş talepleri, rol açıklığı, iş yükü, özerklik ve çalışma zamanı düzenleriyle birlikte ele alıyor. Bir yöneticinin takvimi bu başlıkların birkaçını aynı anda görünür kılar.

Yönetici gece çalışıyorsa herkes gece çalışmak zorunda kalmayabilir. Fakat ekip, hangi mesajın acil olduğunu ve hangisinin sabaha kalabileceğini bilmiyorsa, en temkinli çalışan bile sürekli tetikte yaşar. Geç saatte gelen her mesajı cevaplamak zorunda hisseden çalışan, bir süre sonra acil olanla yöneticinin o an aklına geleni ayıramaz.

Burada basit bir ayrım işe yarar: yöneticinin kendi çalışma tercihi ile ekipten beklediği çalışma zamanı aynı şey değildir. Yönetici erken başlayabilir, geç bitirebilir, hafta sonu not alabilir. Bu tercihler ekip için örtük performans ölçüsüne dönüşüyorsa artık kişisel tercih olmaktan çıkar ve iş tasarımına girer.

İyi bir yönetici haftalık planına yalnız toplantıları ve teslim tarihlerini koymaz. Ekipten gerçek yanıt beklenen saatleri, kesintisiz çalışma bloklarını ve acil durumun tanımını da yazar. Bir işin akşam görülmesi başka, akşam cevaplanmasının beklenmesi başkadır. Bu cümle yazılı değilse herkes kendi risk hesabını yapar.

Türkiye’de çalışma biçimlerinin değişen yapısı, bu ayrımı daha gerekli kılıyor. ILO’nun Türkiye’de geleceğin işi ve iş teftişinin rolü üzerine 2026 raporu, çalışma ortamlarının dönüşen risklerine ve rehberlik ihtiyacına dikkat çekiyor. Ofis, ev, saha ve hareketli çalışma arasında gidip gelen ekiplerde yönetici, yanıt beklenen saatleri ve istisna sayılacak durumları açıkça yazmadığında sınır her gün yeniden tartışılıyor.

Yöneticinin her hafta bakabileceği üç kayıt var: Mesai dışı gönderilen kaç iş gerçekten acildi? Ekip hangi saatlerde toplantı yüzünden üretim yapamadı? Hangi teslim tarihi, öncelik değiştiği için sessizce geceye taşındı? Bu sorular çalışanı denetlemek için değil, yöneticinin kendi iş dağıtımını görmek için sorulmalı.

Bir de istisnaların bedeli hesaplanmalı. Gece çözülen bir dosya, ertesi gün daha yavaş karar veren bir ekibe dönüşebilir. Hafta sonu tamamlanan iş, pazartesi günü beklenmedik hata olarak geri gelebilir. Örneğin cuma akşamı bitirilen bir iş pazartesiye kadar bekleyebiliyorsa, onu hafta sonuna taşıyan şey işin aciliyeti değil, takvimdeki belirsizliktir.

Yönetici kendi hızını ekibin standardı yapmadığında daha az kontrol sahibi olmaz. İşin hangi koşulda hızlanacağını ve hangi koşulda beklemesi gerektiğini görünür kıldığında, çalışanlar da yöneticinin telefonuna bakıp anlam çıkarmak yerine üzerinde anlaşılan saatlere göre karar verebilir.

Deniz Arda Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç