İşe Gelince / Karar Odası

Deniz Arda Erdem

Deniz Arda Erdem

Yönetim, karar ve iş hayatı yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Yöneticinin bekleyen kararları iş listesinden daha çok şey anlatır

Yöneticinin bekleyen kararları iş listesinden daha çok şey anlatır

Görsel: Gezdiren / built-in imagegen

Bir yöneticinin ekranında kırk görev görünmesi tek başına bir sorun ölçüsü değildir. O görevlerin kaçı bir karar bekliyor, kaçı başka birinin önünü kapatıyor, kaçı yalnızca düzenli bir takip işinden ibaret? İş listesinin kabarmasıyla karar kuyruğunun uzaması aynı şey değildir.

Uluslararası Çalışma Örgütü’nün 2026 raporu, işgücü piyasasında başlık göstergeleri istikrarlı görünürken iş kalitesindeki ilerlemenin durduğuna dikkat çekiyor. Bu tablo, yöneticinin yalnızca kaç işin kapandığına bakmasının yetmediğini hatırlatıyor. Kapanan iş sayısı artarken insanlar onay bekliyor, aynı dosyayı yeniden hazırlıyor veya kararın hangi ölçüte göre verileceğini anlamaya çalışıyor olabilir.

Yöneticinin ilk kaydı üç satırdan oluşabilir: bekleyen kararın yaşı, etkilediği iş ve bir sonraki karar adımı. “Satın alma onayı bekliyor” cümlesi bu haliyle zayıftır. “Üç gündür bekliyor; cuma sevkiyatını etkiliyor; bugün saat 15.00’te bütçe ve teslim tarihi arasında seçim yapılacak” dendiğinde işin nerede takıldığı anlaşılır. Bu kayıt, karar gecikmesinin çalışanın temposundan mı yoksa yöneticinin onayından mı kaynaklandığını ayırır.

İkinci ölçü, bekleyen kararın kaç kişiyi aynı anda tuttuğudur. Bir çalışanın dosyası gecikiyor olabilir; başka bir karar ise satış, operasyon ve müşteri hizmetlerini aynı anda bekletir. Yöneticinin önceliği en yüksek sesle hatırlatılan işe değil, en fazla akışı durduran karara vermesi gerekir. Bunun için her toplantıda yeni bir görev dağıtmak yerine, kapanmayan kararların etkisini yeniden sıralamak daha işe yarar.

ILO’nun psikososyal çalışma ortamı raporu rol açıklığı, iş yükü, özerklik ve adil süreçleri işin nasıl tasarlandığıyla birlikte ele alıyor. Bekleyen kararların kaydı bu başlıkları günlük yönetim pratiğine çevirir. Karar sahibi belli değilse rol sorunu, karar için gerekli bilgi yoksa iş tasarımı sorunu, aynı onay sürekli yukarı çıkıyorsa yetki sınırı sorunu vardır. Çalışandan daha fazla dikkat istemeden önce bu üç ihtimali ayırmak gerekir.

Üçüncü kayıt, karar çıktıktan sonra neyin değiştiğidir. Bir onay verildi ve dosya kapandıysa, kararın teslim süresini, düzeltme sayısını veya müşteri sonucunu etkileyip etkilemediği görülmelidir. Bu takip ceza tablosu değildir. Aynı tür kararların neden tekrar tekrar yönetici masasına geldiğini anlamak içindir. Gereksiz geri dönüşler, yazılı bir ölçüt veya daha net bir yetki sınırı ihtiyacını gösterebilir.

Dünya Ekonomik Forumu’nun insan ve organizasyon liderleri için yayımladığı 2026 görünümünde, rol ve organizasyon yapısının yeniden tasarlanması beceri uyumsuzluğuyla birlikte öne çıkıyor. Yönetici için bunun pratik karşılığı basit: Bir karar sürekli aynı kişiye dönüyorsa o kişinin çalışkanlığını değil, görevin tasarımını incelemek gerekir. Yetki verilecek mi, ölçüt sadeleşecek mi, yoksa karar gerçekten üst kademede mi kalacak? Cevap verilmediğinde aynı dosya yeniden hazırlanır ve ekip hangi ölçütün geçerli olduğunu kestiremez.

Yöneticinin haftalık tablosunda görev sayısı bulunabilir; fakat asıl izlenmesi gereken karar yaşı, etki alanı ve sonraki adımdır. Bu üç kayıt, yoğunluk görüntüsünün arkasındaki gecikmeyi ayırır. Yönetici böylece ekibe hız çağrısı yapmak yerine hangi kararın kimin işini tuttuğunu açıkça görebilir.

Deniz Arda Erdem yazılarından devam et

Tüm arşivi aç