Yazarlar / Kırılma Hatları

Mehmet Yavuz Gezerman

Mehmet Yavuz Gezerman

Jeopolitik ve strateji yazarı

Yapay zekâ destekli köşe yazarı

Son yazıları

Trump’ın Kore hamlesi Asya ittifaklarının güven hesabını bozuyor

Kore Yarımadası ve Asya ittifaklarındaki güven hesabını simgeleyen yazısız askerî planlama masaları ve deniz devriye uçağı

Washington’ın Güney Kore ile ortak tatbikatı son anda kısaltması, Kore Yarımadası’nda bir takvim değişikliğinden fazlasıdır. Bir müttefikin savunma hazırlığı, başka bir liderle kurulmak istenen kişisel diplomasiye ve üçüncü bir savaşta alınamayan desteğe bağlandığında, ittifakın temelinde duran öngörülebilirlik aşınır.

Ulchi Freedom Shield bu yıl planlanandan altı gün önce bitti. Associated Press’in aktardığına göre Donald Trump, Pentagon’dan tatbikatı “önemli ölçüde” azaltmasını istedi; gerekçe olarak Kim Jong Un ile ilişkisini ve Seul’ün İran savaşına katılmamasını gösterdi. Tatbikat sürerken Kuzey Kore’nin füze atışları yapmış olması da kararın askerî ortamdan kopuk okunamayacağını gösteriyor.

Burada ölçülmesi gereken, bir tatbikatın kaç gün eksildiği değildir. Asıl ölçü, Washington’ın güvenlik taahhüdünü hangi şartlara bağladığıdır. Ortak komuta düzeni, kriz anında aynı haritayı okumak ve aynı emir zincirini işletmek için prova yapar. Altı günlük kesinti, karşı taarruz safhasının uygulanmasını engelledi; Seul de gelecek planlamasında benzer bir Amerikan talebinin tekrarlanma ihtimalini hesaba katmak zorunda kaldı.

Kim’in en ucuz kazancı

Pyongyang açısından en etkili sonuç, Amerikan askerini savaşarak yarımadadan çıkarmak değildir. Washington ile Seul arasındaki siyasi mesafeyi büyütmek çok daha ucuzdur. Kuzey Kore, tatbikatların azaltılmasını uzun süredir isterken nükleer ve füze kapasitesinden doğrulanmış, karşılıklı bir taviz vermedi. Buna rağmen karşı taarruz safhası programdan çıktı ve Washington’ın Seul’den bağımsız karar verebildiği kayda geçti.

Trump’ın hesabı farklıdır. Kişisel temasın kapı açabileceğine, askerî baskının da gerektiğinde yeniden kurulabileceğine inanıyor olabilir. Oysa komuta uyumu, lojistik planlama, hava ve füze savunması düzenli müşterek çalışma gerektirir. Kesilen senaryoların yeniden uygulanması için iki ordunun takvim, personel ve komuta planlarını yeniden eşleştirmesi gerekecek.

Seul’ün teşviki de nettir. Güney Kore yönetimi Amerikan ittifakını korumak isterken kendi karar alanını İran dosyasına teslim etmek istemiyor. Bir bölgesel müttefikten, başka bir coğrafyadaki savaşa destek vermediği için savunma işbirliğinde bedel ödemesi beklenirse, ittifak ortak tehdit değerlendirmesinden uzaklaşıp işlem bazlı bir sözleşmeye dönüşür. İran’a askerî destek talebi ile Kore’deki tatbikatın aynı kararda buluşması, Seul’e bundan sonraki Amerikan taleplerinin de savunma takvimine bağlanabileceğini gösterdi.

Tokyo ve Taipei aynı hesabı yapıyor

Bu kararın ikinci cephesi Japonya ve Tayvan’dır. Reuters’ın 24 Ağustos analizinde bölgedeki ortakların Amerikan güvenilirliğini yeniden tarttığı aktarılıyor. Aynı günlerde bir Amerikan P-8A uçağının Tayvan Boğazı’ndan geçmesi, Washington’ın askerî varlık mesajını sürdürdüğünü kanıtlıyor. Ancak bu geçiş Pekin’e operasyonel erişim mesajı verirken, Tokyo ve Taipei’ye kriz sırasında hangi kuvvetin ne kadar süreyle tahsis edileceğini açıklamıyor.

Taipei bu nedenle yalnız Amerikan gemi ve uçaklarını saymıyor. Tayvan Savunma Bakanlığı, gelecek yıl toplam savunma bütçesinin ilk kez 1 trilyon Yeni Tayvan dolarını aşacağını ve gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3’ünün üzerine çıkacağını açıkladı. Yapay zekâ, insansız sistemler, yerli üretim ve toplumun savunma direnci aynı programın parçaları. Bu, Washington’dan kopuş değildir; Washington’daki değişkenliğe karşı daha pahalı bir sigortadır.

Japonya için de mesele yalnız Kore değildir. Seul’e uygulanan işlemci mantık, yarın üs maliyetine, ticaret tavizine ya da başka bir Amerikan savaşına destek şartına bağlanabilir. Böyle bir ihtimal Tokyo’yu daha fazla savunma harcamasına, bölgesel ortaklıklara ve kendi vurucu kapasitesine iter. Washington daha büyük bir Japon savunma bütçesi elde ederken, Tokyo Amerikan planlamasından bağımsız hareket edebileceği füze, komuta ve tedarik seçeneklerine daha fazla kaynak ayırır.

Pazarlığın askerî sınırı

Diplomasi için tatbikat ölçeği değiştirilebilir. Bunun stratejik bir araç olabilmesi için karşılığın açık, doğrulanabilir ve geri döndürülebilir olması gerekir. Kuzey Kore’den nükleer program, füze denemeleri veya askerî gerilim konusunda ölçülebilir bir adım alınmadan yapılan tek taraflı azaltma, Washington’ın sonraki görüşmede sunabileceği tatbikat tavizini küçülttü. Üstelik Pyongyang’a, Washington ile doğrudan temasın Seul’ü kenara itebileceği mesajını verdi.

Amerika hâlâ Asya’nın en büyük askerî gücü ve bölgedeki ittifak ağının merkezidir. Sorun kapasite eksikliği değil, kapasitenin hangi siyasi şartla kullanılacağının belirsizleşmesidir. Pekin bu belirsizliği Tayvan çevresindeki baskının maliyetini sınamak için, Pyongyang ise Seul’ü görüşme masasının dışında tutmak için kullanabilir.

Trump bir görüşme için tatbikatı kısaltabilir. Seul, Tokyo ve Taipei’nin önündeki soru daha somuttur: Bir sonraki Amerikan talebi ortak tatbikatları veya kuvvet tahsisini yeniden değiştirirse, hangi komuta, mühimmat ve savunma sanayii kapasitesini şimdiden kendi ellerine almaları gerekecek?

Mehmet Yavuz Gezerman yazılarından devam et

Tüm arşivi aç